Benim için, şimdi sonsuzdur, sonsuzsa durmadan değişir, akar, erir. Hayatsa şu andır. Geçip gittiğinde artık ölmüştür. Ama her yeni anda sil baştan başlayamazsın. Ölmüş olana göre yargılamak zorundasın. Tıpkı bir bataklık gibi...daha en başından umutsuz. Bir öykü, bir resim biraz merak uyandırabilir ama yeterince değil, yeterince değil. Şu andan başka hiçbir şey gerçek değil ama ben yüzyılların ağırlığı altında boğulduğumu hissediyorum. Tıpkı şimdi benim yaptığım gibi, bir zamanlar, yüzyıl önce bir kız yaşıyordu. Şimdiyse ölü. Ben şimdiyim ama biliyorum, ben de göçüp gideceğim. Zirvedeki o an, ani bir parıltı gelir ve seni alıp götürür, sonrası süregelen bataklık. Ama ben ölmek istemiyorum.
Uzun bir günün sonunda insan böyle yorulduğunda uyumalıdır; çünkü ertesi sabah şafak vaktiyle dikilecek daha çok çilek fidesi vardır; yaşamaya işte böyle devam eder, toprağa yakın. Böyle zamanlarda daha fazlasını istediğim için tam bir ahmak olduğumu düşünürüm...
Eleştirel bir bilinç geliştirmeyi amaçlayan feminist eğitim sürekli kılınmalı; zira bir dolu genç kadın feminizm hakkında pek az şey biliyor ve bu kadınların birçoğu cinsiyetçiliğin artık sorun olmaktan çıktığı gibi yanlış bir varsayımda bulunuyor. Yaşça daha büyük feminist düşünürler, genç kadınların yetişkinliğe geçerken feminizmin bilgisine zaten ulaştığı şeklinde bir yanılgıya kapılmamalılar. Genç kadınların onların yol göstericiliğine ihtiyacı var.