Ayşenur

Ayşenur
@lilithshere
Başkalarının sevgisini kazanabilmek için yavaş yavaş kendimizi onların değer yargıları doğrultusunda şekillendirmeye başladık. Onlar gözle görünen özelliklerimize değer verdiklerinden, kokumuza özen göstermeyip dış yüzümüzle ilgilendik daha çok. Daha dik durmaya çalıştık yapay güller gibi, yapraklarımızı daha geç dökmek için çabaladık, hislendiğimizde taç yapraklarımız kırışmasın diye ağlamadık. Ve ihmal edilen kokumuz zamanla uçmaya başladı. Başkalarının beklentisi doğrultusunda şekilden şekile giriyor, renkten renge bürünüyorduk. Büyüyün diyorlardı, büyüyorduk. Parlatın kendinizi diyorlardı, parlatıyorduk sessiz bir telaşla. Bizi, önce görmek istedikleri gibi şekillendiriyor, sonra da sanki dünyada eşimiz yokmuş gibi övüyorlardı. Ama aldığımız tüm övgülere rağmen, içten içe sevilmediğimizi hissediyorduk. Bizi kokumuzla ilgilenenler sevebilirdi yalnızca. Çünkü bir gülü gül yapan, kokusudur her şeyden önce. Başkalarının bize karşı duydukları his, olsa olsa 'beğeni' olabilirdi.
Reklam
Bazen sevinç kendini en güzel bir dost uğruna dökülen gözyaşında ifade eder.
Tek yapman gereken, ya unuttuklarını hatırlamak ya da öğrendiklerini unutmak.
Bir dağ hayal et... Zirvesindeki manzara çok güzel. Orada olmayı çok istiyorsun, ama zirveyi kendinden çok uzakta gördüğün için ümitsizliğe kapılıyorsun. 'Oraya nasıl olsa varamam,' deyip vazgeçiyorsun. Oysa, zirveye varanların adımları seninkilerden daha büyük değildi. Ama onlar, o küçük adımları birbiri ardınca atmayı sürdürmüş kimselerdi. İmkânsızı gerçekleştiren mucizeler değil, sürekliliktir. Suya sarp kayaları deldiren de budur. Yirmi birinci yüzyıl insanına gülleri duyuran da. Eğer gülleri duyabileceğimize inanırsak, bir gün onları mutlaka duyarız. İhtimal var çünkü, sıfırın sonunda gizlenmiş 'Bir' var! Ve eğer hiçlik yolunu sonsuza dek takip edersek, o 'Bir'e mutlaka ulaşırız.
Her insanın kalbi doğuştan bu yetiye sahiptir aslında. Ama kalpler zamanla sağır olur ve gülleri duyamaz hâle gelir. Güllerin şarkı söyleyişlerine 'tanık olmak' isteyen bir kimse, önce, büyürken kaybettiği bu yetiyi geri kazanmalıdır. Bu da ancak, sürekli güllerle ilgilenmek, onları sevmek ve o sevgiyi sürekli artırmakla olur. Bahçedeki ilk günlerimizde gülleri duyamayız belki. Ama hiç ümitsizliğe kapılmamalıyız. Başta şüphe olmak üzere, her türlü olumsuz düşünce ve his, bahçede bize düşmandır.
Reklam