Ayşenur

Ayşenur
@lilithshere
Gücendiğim ya da gücendirdiğim insanlara karşı, onlar yeniden barışmak istediklerinde sakinleşmeyi ve onları kolaylıkla affetmeye hazır olmayı; çok dikkatli ve titizlikle okumayı, kendi yüzeysel düşüncelerimle tatmin olmamayı ya da başkalarının sıradan görüşlerini hemen kabul etmemeyi öğrendim.
Sayfa 2·Kitabı okudu
Reklam
Bil ki, sürekli 'ben' demenin bedeli, öz benliğini unutmandır.
Hem bir gülü ziyaret edenler sana tapınmaya gelenler gibi vefasız değillerdir. Tapanlar kendileri için taparlar yalnızca, oysa beni ziyaret edenler benim kokum için geldiler. Karşımda küçülmelerini beklemedim onlardan hiç. Bu sevgi olmazdı; sevgi seveni küçültmez, büyütür.
Evet haklısın, ben öyle büyük bir şey değilim belki. Ama bir gülüm... İnsanlar beni övseler de bir gülüm, övmeseler de. Herkes benim için deli olsa da bir gülüm, yanıma hiç kimse uğramasa da. Sadece bir gül. Dedim ya, büyük bir şey değil, sadece bir gül... Ama, gül ne demek bilir misin sen, dostum? Gül, özgürlük demek! Başkalarının övgüsüyle var olmamak, yermesiyle yok olmamak demek. Yanlış anlama, ben de insanları severim; beni ziyaret etsinler, beni koklasınlar isterim. Ama bunu, onlara kokumu sunabilmek için isterim yalnızca.
Sen onların esirisin! Artemis ne ki? Halkın önce şekillendirip sonra da taptığı bir hayal sadece. Söyle, yalan mı? Artemis'i ortaya çıkaran halk değil mi? Önce zihinlerinde tapabilecekleri bir güç, bir güzellik, bir yücelik hayal edip, sonra da övgüleriyle seni şekillendirenler küçümsediğin o insanlar, değil mi? Sonradan sana tutkuyla bağlanmış olmalarına aldanma sakın; seni onlar uydurdular, özelliklerini onlar belirlediler, ismini onlar büyüttüler. Üzgünüm ama, bağımsız bir varlığın yok senin. Sen onlar sayesinde "var"sın ancak. Onların övgüleriyle, tapınmalarıyla, çığırmalarıyla varsın. Başkalarına bağımlısın sen!"
Reklam