Ne zaman geleceği, hatta gelip gelmeyeceği dahi belli olmayan bir başarıyı bekleyip durmaktansa benlikle bütünleşerek yazılmış satırların sevincini tatmak daha iyi olmaz mıydı?
Kimse bir resmin değerini ebatlarına veya kaç günde yapıldığına göre biçmez: Bir resmin değerini en güzel resmin ta kendisi, resim yaparken ki deneyimler verir.
"Evlendiğim zaman"ın hayalini kurmak "Neden sosyal hayatımı şimdi bir düzene koymuyorum?" sorusuna yanıt vermekten daha kolaydır. "Üniversiteyi bitirince gireceğim iş" hakkında sevinmek yerine neden derslerin şimdiki önemini düşünmüyoruz? Üniversitede bulunmanın amacı ne ki zaten?
Bireyin kendisini deneyimler yaşayan bir "ben" olarak görebilmesi ilerlemiş düzeyde bir benlik bilinci gerektirir. Kişinin en önce deneyimi kimin yaşadığını bilmesi zorunludur. Otomatikliği aşamamış, özgür davranışlar gösteremeyen birinin şimdiki zamanı doğru olarak algılaması olanak dışıdır. Hiç sevmediği işinin rutinliğinden sıkılan bir adamın dediği gibi, "Sanki, çalışan ben değil de bir başkasıymış gibi işimi yapıyorum." Böyle durumlarda yaptığımız işten milyonlarca mil uzakta olduğumuzu hissederiz. Üstümüze yarı uyku hali çöker, rüyalara dalar gider.