Puan vermedi·272 syf.··
2026 4. kitabı
Evet gerçekten de bir şey olduğu yok. yalnızca iki çocuk muzip bir şekilde yanıyor ve Lillian rus evlerinden hallice olan körpe yaşam alanından çıkıyor, bu iki çocuğa bakmaya girişiyor, aslında taşındığı şirin evin az ötesindeki malikanede de bir lise aşığı kalıyor ama bu da dert değil. Tamam, belki içinde çok çok ufak insani bir incelik olabilir, o kadar. "Bir Şey Olduğu Yok" şu ana kadar okuduğum en garip kitaplardan. kitap öfke kokuyor aslında. ama belki de Lillian daha fazlasını beklemediği için, belki kimse ona daha fazlasının olabileceğini söylemediği için, belki de yılların pörsümüşlüğünün onu asla bırakmayacağına inandığı için sadece kayıtsız kalıyor. bir yerden bir yere umutla değil, sadece olduğı yerden kaçmak için gidiyor ve ne hikmet ki bu yaşına kadar kendini bir şekilde taşımış. Açıkçası, bana sonlara doğru kitabın o muzip ve kayıtsız havası kaybolmuş gibi geldi. bir anda yazar duygusallaşmış ve aynı kaderi paylaşanlara yönelik sempatinin hayatı değiştirme gücü civarında konulara sapmaya karar vermiş gibi. ama yine de, kitabın çoğunluğuna hakim olan, size hikayenin teneke kutularla dolu ufak bir masada ve gözleri kızarmış bir çatlak tarafından yazıldığı hissini veren o çekici kaygısızlık için kesinlikle okunur bir kitap. ayrıca, kim alev alan çocuklara bakan yarı alkolik bir kadının hikayesini okumak istemez ki?!?!?!
Bir Şey Olduğu YokKevin Wilson · Domingo Yayınevi · 20211,016 okunma
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 10:03
Kevin Wilson, sıra dışı fikirleri güçlü karakterlerle bir araya getiren romanlarıyla tanınan çağdaş Amerikan yazarlarından biri. Türkçede yayımlanan eserleri arasında Bir Şey Olduğu Yok, Paniğe Mahal Yok, Fang Ailesi ve öykülerini bir araya getirdiği Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak bulunuyor. Yazarlık kariyerine öyküleriyle başlayan Wilson, Dünyanın Merkezine Tünel Kazmak kitabıyla hem Shirley Jackson Ödülü’nü hem de Alex Ödülü’nü kazanarak dikkat çekti. Daha sonra yayımlanan Fang Ailesi geniş yankı uyandırdı ve sinemaya uyarlandı. Yazar, mizahı, aile ilişkilerini ve insanın kırılgan yanlarını bir araya getiren anlatımıyla günümüz Amerikan edebiyatında kendine özgü bir yer edindi. Bir Şey Olduğu Yok, yatılı okul yıllarında arkadaş olan Lillian ve Madison’ın yıllar sonra yeniden kesişen hayatlarını anlatıyor. Hayatında pek bir düzen kuramamış olan Lillian, Madison’dan beklenmedik bir mektup alıyor ve onun üvey ikiz çocuklarına bakıcılık yapmayı kabul ediyor. Ancak bu çocukların sıra dışı bir özelliği var: Öfkelendiklerinde ya da üzüldüklerinde alev alıyorlar. Kendilerine zarar vermeyen bu alevler çevreleri için oldukça tehlikeli olabiliyor. Lillian, yaz boyunca çocuklarla ilgilenirken hem onların bu durumuyla baş etmeye çalışıyor hem de kendisini yeni bir hayatın içinde buluyor. Kevin Wilson’ın anlatımı son derece akıcı ve sıcak. İlk bakışta oldukça tuhaf görünen bir fikri öyle doğal bir şekilde kurgulamış ki bir süre sonra çocukların alev alması hikâyenin sıradan bir parçasına dönüşüyor. Mizah ile duygusal anlar arasında kurduğu denge de çok başarılı. Ben kitabı hem eğlenceli hem de duygusal buldum; bazı bölümlerde gülümsetirken bazı bölümlerde karakterlerin yalnızlıkları ve hayata tutunma çabaları insanın içine dokunuyor. Farklı ve keyifli bir okuma deneyimi
Bir Şey Olduğu YokKevin Wilson · Domingo Yayınevi · 20211,016 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bastırılmışlıkların ve ortak yaraların kurduğu bağ
6/10
·272 syf.··
2026 1. kitabı
Bir süredir kitap okumaktan uzaklaştıysanız ya da uzun süredir kurgu okumuyorsanız sizi kolayca cezbedip kendini kolayca bitirtecek bir kitap. Kitapta hep göz ardı edilmiş hayatta hak ettiğini alamadığını düşünen akıllı fakat özgüvensiz kompleksli Lillian'ın yine hiç anlaşılmaya çalışılmamış hep bastırılmış çoçuklara dadılık yapma macerasını okuyoruz. Çocukların psikolojik bastırılma ve umursanmaması direkt anlatılmamış bunun yerine sembolik ve fantastik ibareler kullanılmış ve çocukların üzüldüğünde sinirlendiğinde alev aldıkları kurgusu kitaba eklenmiş. Bu yolla kitap daha igi çekici hale getirilmiş ve ufak bir fantastik dokunuş yapılmış. Kitap eğlenceli olmakla birlikte erkek yazarın kadın karakterlerin derinliğine inemediğini ve kadınları da erkek bakış açısıyla yazdığını hep hissettim. Ayrıca kitap duygusal bir derinliğe göz kırpmış fakat içine dalmamış duruma bir açıklık getirmeyerek karakterlerin hayatından bir kesit niteliğinde kalmış, bu yönüyle yazar bence yine kolaya kaçmış. Yolculukta tatilde bir kere keyifle okunup sonrasında rafa kaldırmalık bir kitap ;)
Bir Şey Olduğu YokKevin Wilson · Domingo Yayınevi · 20211,016 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 34. kitabı
Kitabı elime aldığımda bu kadar içine çekileceğimi hiç düşünmemiştim. Yavaş yavaş, sindire sindire okudum ama her sayfada içimde aynı fısıltı büyüdü: “Ne olacak… şimdi ne olacak?” Ve garip bir şekilde, acelem yoktu. Çünkü bu hikâye koşturmuyor; seni içine çekip kendi ritmine kilitliyor. Signa Farrow… adı bile eski bir aile mezarlığından yankılanan bir sır gibi. Parlak bir soyadının arkasına saklanmış bir lanet, görünürde zenginlik ama içeride sessiz bir çöküş. Ailesi bir bir yok olurken geriye kalan şey güç değil; belirsizlik, yalnızlık ve açıklanamayan bir gölge. Ve o gölge… sıradan bir yokluk değil. Ölüm. Ama burada Ölüm bir fikir değil. Bir varlık. Hatta bir erkek. Ve en rahatsız edici olanı: Signa onu görebiliyor. Nereye giderse gitsin, Ölüm onunla aynı adımı atıyor. Sanki peşinden gelmiyor da hep yanında doğmuş gibi. Ve etrafındaki insanlar… bebekliğinden beri birer birer siliniyor hayattan. Sanki yaşam, onun çevresinde sessizce geri çekiliyor. Ama işte tuhaflık burada: Herkes düşerken, o düşmüyor. Ölüm onu almıyor. Alamıyor. Sanki hikâyenin kuralları bir yerden kırılmış gibi. Sonra kapı açılıyor: Hawthorne Malikanesi. Ve hikâye o noktada gerçekten nefes değiştiriyor. Çünkü Signa artık sadece yaşayanları değil, ölüleri de görüyor. Ve Hawthorne’da Lillian Hawthorne geri dönüyor—ölü ama susmuş değil. Nazik değil, huzurlu hiç değil. Israrcı, keskin ve giderek daha tehditkâr… Başta görmezden gelmek istiyor Signa. Çünkü tek arzusu “normal” olmak. Sessizlik. Maskesiz bir hayat. Ama bazı ölüler, unutulmak için gelmez. Ve gerçek ortaya çıktığında her şey çatırdıyor: Lillian’ın ölümü bir kaza değil. Ve şimdi sırada kızı Blythe var. Malikanenin içinde biri, görünmeyen bir el gibi ölüm dağıtıyor. Sessiz. Sistemli. Sabırlı. Ve Signa yine aynı noktaya çekiliyor:
BelladonnaAdalyn Grace · Artemis Milenyum · 20231,192 okunma
Bir Şey Olduğu Yok ~ Kevin Wilson
Puan vermedi·272 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 14:38
Öncelikle merhabalar. Bu yaptığım ilk inceleme olacak. Okumak isteyenlere fikir vermek amaçlı kendi görüşlerimi sunmak istedim.Şimdiden keyifli okumalar dilerim. . . . Arka arkaya birkaç tane içeriği yoğun düşündürücü kitap okumuştum. Sonraki kitabımı seçerken özellikle kafamı dağıtacak, biraz eğlenceli, biraz da hızlı bitecek bir kitap arayışındaydım. Kitabın arka kapağını okuduğumda, bu kitaba bir şans vermek istedim. . Kitabın konusu; çok zeki ve azimli bir kız olan Lillian, kendisini sevmeyen annesinden ve fakir hayatından kurtulmak için zenginlerin gittiği bir okulu tam burslu kazanıyor. Burada oda arkadaşı olan Madison adında bir kızla tanışıyor. Daha sonrasında çok iyi arkadaş oluyorlar. Ancak Madison 'a kurulan bir komplo yüzünden Madison ' un okuldan atılma durumu söz konusu olunca, Madison'un babası Lillian'ın annesine verdiği parayla Lillian'ın suçu üstlenmesini sağlıyor ve okuldan atılan Lillian oluyor. Lillian sonrasında birçok zorlukla karşılaşıyor.Kendini bırakıyor sadece günü kurtarmaya odaklanıyor. Ve yıllar sonra bir gün Madison ona bir iş teklifiyle ulaşıyor. İş ise; Madison'un politikacı kocasının önceki eşinden olan ikiz çocuklarına mürebbiyelik yapmak. Ancak çocukların özel bir durumu var. Heyecanlandıklarında, üzüldüklerinde ya da korktuklarında YANIYORLAR Evet yanlış duymadınız çocuklar Alev alıp yanıyor. Ancak bu ateş çocuklara hiçbir zarar vermiyor. Sonrasında yaşanılan olaylarla kitap devam ediyor. . Kitap beklenti mi fazla karşılamadı. Konu itibariyle daha güzel olabilirdi. Mesela ben çocukların bu duygularla nasıl baş edeceklerini öğrenirken biz büyüklere de çocukların bu duyguları yaşarken ki davranışlarında nasıl yaklaşmamız gerektiği ile ilgili birkaç bilgi aktarımı olmasını istedim. Asıl amacım kafamı boşaltmak, biraz soluk almak
1000Kitap
Bir Şey Olduğu YokKevin Wilson · Domingo Yayınevi · 20211,016 okunma
Ölümle arkadaşlık mı?Hah:)
7/10
·360 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 21:23
Gerçekten konu olarak çok hoşuma gitti okurken merak ederek okudum diyebilirim.Ama yazım dili için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Belki çeviri yüzündendir bilmiyorum. Konusuna gelecek olursak: Ana karakterimiz olan Signa Farrow çok zengin bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya geliyor.Ama maalesef iyi bir hayat sürmüyor çünkü doğduğu için verilen partiye katılan herkes o gün zehirlenerek ölüyor ve ondan sonra lanetleniyor.Laneti de ölümün onunla iletişimde olması ve kendisinin ölmemesi ayrıca ailesi öldükten sonra gittiği tüm koruyucu aileler ölüyor.19 Yaşındayken kaldığı Magda Teyze ödükten sonra Hawthorne malikanesine gidiyor.Orda ise Lillian Hawthorne'nun ruhuyla karşılaşıyor.Ama Signa'nın önemsediği tek şey normal bir hayat sürmek olduğu için başlarda umusamıyor.Ama bu Lillian denen ruh onu rahat bırakmıyor ve aslında zehirlenmediğini öldürüldüğünü söylüyor.Ve kızının da zehirlendiğini söulüyor.Sonrasında Sigan katili bulmak ve Kuzeninin ölmemesi için bir dedektif edasıyla katili araştırmaya devam ediyor. Temel olarak kitap bu konunun üzerinden ilerliyor ama benim okumaktan en keyif aldığım şey kesinlikle Sigan ile ölüm arasındaki konuşmalar ve onlar arasındaki iletişimdi.Daha önce ölümün bir karakter olarak kurgulandığı bir kiitabı okumadığım için bana çok ilginç geldi.Bence okunası bir kitaptı.
BelladonnaAdalyn Grace · Artemis Milenyum · 20231,192 okunma