10/10
·148 syf.·
2021 60. kitabı
Seviyemin üzerinde bir kitaptı. Bu yüzden okumakta da anlamakta da zorlandım. Charlie Chaplin' i çok severim, çoğu filmini de izlediğim için kitabı rahat okurum diye düşündüm. Bu okuma, sinemanın kuramsal alanına yönelik eksiklerimi farketmemi sağladı. Bu alana daha hakim okurların, bu kitabı keyifle okuyacaklarını sanıyorum. Andre Bazin' in ismini Truffaut' nun müthiş filmi "400 Darbe" nin jeneriğinde görmüştüm.Bazin eleştirmen, Truffaut da yönetmen olarak hemen favorilerim arasına girdi. Kitap, derleme yazılardan oluşuyor. Andre Bazin' in çeşitli sinema dergilerinde ve 4 ciltlik "Sinema Nedir" eserinde yayınlanan Charlie Chaplin filmleri üzerine yazılarından derlenmiş. Kitapta François Truffaut, Jean Renoir, Eric Rohmer gibi üç sinema devinin de birer yazısı vardı. Yazılarda inceleme konusu olan Chaplin filmleri şunlardı : Modern Times (1936) The Great Dictator (1940) Monsieur Verdoux (1947) Limelight (1953) The King in New York (1957) A Countess From Hong Kong (1967)
Bir Charlie Chaplin KitabıAndré Bazin · Es Yayınları · 201127 okunma
9/10
·233 syf.·
2020 47. kitabı
Zizek'in, sinema ve edebiyat ağırlıklı olmak üzere popüler kültür ürünlerini analize tutarak Lacancı teoriye yaptığı bu girişte, arzu, dürtü, müstehcen yasa, bakış(gaze), sinthome, Gerçek gibi kavramlara ağırlık verilir. Özellikle bakış(gaze)'ı Hitchcock filmlerinden hareketle yorumlar Zizek. Lacan'ın 11. Seminerde söylediklerini de göz önüne alınca bakış'ın oluşum mekanizması benim için hala netlik kazanmadı, onun ne olduğundan ziyade nasıl olduğunu/oluştuğunu kavrayamadığımdan üzerine yazmayı ileri okumalardan umuyorum. Şimdilik aşağıda 20. Seminer Encore'deki şemayı ele almakla yetinicem, ek olarak kitaptaki filmleri not olarak bırakıyorum. Lacan'ın 20. semineri Encore'deki şeması >> (i.imgyukle.com/2020/07/19/SO0H...) Zizek kitabının yedinci bölümünde "Nesne Var Nesne Var" başlığı altında, dürtü ve arzu nesnesi dışında psikanalizdeki bir başka nesneyi tanımlar; küçük Gerçek nesnesi. Dürtü ve arzu nesneleri? Arzuyu, doğduğu yer olan ihtiyaç-talep ikilisinden hatırlayacak olursak o, talepten ihtiyacın çıkarılmasıyla artık kalandır. Talebin karşılayamadığı koşulsuz aşk beklentisinin, geride özneye bıraktığı şey olan arzu, metonimik, diyalektik bir harekettir. Bu nedenle öznenin arzu ettiği nesne her zaman başka bir nesnedir. Arzu, özneyi, nesnesine kavuşmaya, onu ele geçirmeye, onunla birleşmeye ve tatmine sevk eder ki bu mümkün değildir. Ve bu mümkün değillik noktasında dürtüye dönebiliriz çünkü (her) dürtü ancak bir kısmi dürtü olduğu gibi yine kısmi bir tatmin getirir. Dürtü, arzunun içine daldığı diyalektik ağdan uzak bu diyalektik harekete direnen taleptir. Dürtü arzunun aksine inatçıdır, "mekanik bir ısrardır". Bir hedefe/nesneye varmaktan ziyade onun etrafındaki yolu turlar, nesneyi tavaf eder. Dürtü, arzu gibi mitsel bir birleşmeyle nitelenemez,
Felsefe
Yamuk BakmakSlavoj Zizek · Metis Yayınları · 2022473 okunma
Reklam
9/10
·508 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
Steelheart ve Firefight'ı okuyalı yaklaşık iki sene falan oluyor;Calamity'nin de Türkçeye uyarlanıp basılması derken bayadır okumayı istiyordum yani. Steelheart ilk Brandon Sanderson kitabım fakat bu yüzden olduğunu düşünüyorum ki; Sandersonla tanışayım diye Steelheartı okumam için veren kuzenim ve yazarın diğer hayranlarının aksine bu seri Harry Potter'dan sonra kalbimde ayrı bir yere sahip,o kadar seviyorum,ayıla bayıla okudum. Calamity hakkında yorumuma gelecek olursak tabi ki enfes oldugunu düşünüyorum.Steelheart'ta ve Firefight'ta nispeten daha az olan aksiyonun iki katını burada bulabilirsiniz.Öyle ki "50 sayfa okuyayım gerisini yarın okurum erkenden bitirmeyeyim." tarzında düşüncelerle basladığım kitabı iki günde elimden bırak(a)madan bitirdim. Kitabın son bölümleri özellikle tam anlamıyla "şok üstüne şok"tu ve yine bu bölümlerde bazı yerlerde kitabı elimden adeta fırlatıp,bir süre pencereden boş boş bakacak kadar şaşırdım.Kitabın son sayfasını çevirdikten sonra da baya eksik hissettim. Her ne kadar kitabı bitirir bitirmez "kusursuz muazzam harikulade!" tarzında seyler düşünsem de,ki hala düşünüyorum,kitabı bir sindirince bazı göze batan şeyleri farkettim. Öncellikle olayların Jonathan Phaedrus nam-ı diğer Prof ya da Limelight kısmı gereksiz uzatıldı bana kalırsa.Bir ara "Calamity'e nasıl bağlayacaklar,baksana kitap bitiyor?" diye düşündüğüm de oldu. Ve düşündüğüm gibi, olayların Calamity kısmı ise aceleye gelmiş gibi oldu. Hele o son sayfalarda "Ne?Ne oldu?Hayda!" falan derken bazen ne olduğunu anlamadım birkaç sayfa geriden tekrar okuduğum oldu. Tüm epik olaylarının başlamasına neden olan şahısla ilgili olan bölümler bir anda geldi ve gitti,size öyle söyleyeyim. Bunların dışında sonda kafamda o kadar soru isareti kaldı ve bazı şeyleri sindiremedim
CalamityBrandon Sanderson · DEX · 2017227 okunma