“Ne yaptığını bilirsen daima başarırsın”
Bu kitap, kendini ve yeteneklerini keşfetmeye çalışan, kendinin ötesini görmeye çalışan bir martıyı anlatıyor. Bu martı; sıradanlığı, sınırlandırılmayı, ekmek kavgası yaparak yaşamayı, itişip kakışmayı reddediyor. Bilmediğini biliyor ve öğrenmek için büyük bir gayret gösteriyor. Tek isteği özgürce uçmak. Uçabilmek için de sınırlandırmalara özellikle geleneklere ve inançlara başkaldırma öğütleniyor. İnançlara karşı ancak başarılarına hep inanarak ulaşıyor. Kendine inanıyor en başında. Kendine ve yetkinliğe…
Farklı bir bakış açısıyla yaklaşmak istiyorum, size garip gelebilir ama ben bu olay örgüsünde tasavvufi bir tavır sezdim. Tıpkı Tebrizli Şems’in yaşadıkları gibi. Uçmayı da zikre benzettim özellikle şurada: ‘Herhangi bir sayı sınırdır daima, oysa yetkinlik sınır tanımaz. Yetkin hız cennettir yavrum.’ Bu bakış açısıyla okuyunca kitap daha keyifli oldu, kendi adıma. Sizlere de keyifli okumalar dilerim.
"Sevgili Fletch! Gözlerinle gördüklerine inanma. Dış görünüştür onlar yalnızca, sınırlıdır. Kavrayışınla bak, öğrendiklerinin bilincine var ve böylece uçmanın yolunu bulacaksın."
“Hiç mi sınır yok Jonathan? Öyleyse senin kumsalında belirivereceğim zaman uzak değil.
Üstelik sana uçuş hakkında bir iki şey bile göstereceğim.”