Puan vermedi·304 syf.··
2026 134. kitabı
Hiç tanımadığınız birisinin telefonu elinizde olsa ve Mesajlar uygulamasına girseniz neler hissederdiniz bilmiyorum ama kitap tam da bu güzergahta ilerliyor. Linda, üniversitede okuyan genç bir kızdır. Çocukluk yıllarında, hiçbir suçu olmamasına rağmen yaşanan talihsiz bir olay sonucunda en yakın arkadaşlarından birinin ölümüne neden olduğu düşüncesiyle yaşamaktadır. Ne kadar da zor bir durum. İnsanın böyle bir durumda vicdanıyla yaşamak zorunda kalması büyük bir mücadele gerektirir diye düşünüyorum. Devamındaki günlerde telefonuna, daha önce hiç görmediği bir numaradan mesaj gelir. Normalde görmezden gelip engellemesi gereken bu yabancıyla konuşmaya karar verir. Zamanla bu gizemli kişi, Linda’nın kimseye anlatamadığı yaralarına dokunmaya başlar. Üstelik söyledikleri, sanki onun geçmişini ve en derin sırlarını biliyormuş hissi uyandırmaktadır. Ateş var bir de diğer yandan. Küçükken en sevdiği ve hayatını kaybetmesine nedeni olduğu arkadaşı ile kardeşler. Birbirlerinden uzak durmaları gerekirken, aslında onların arasındaki bağ hiç kopmuyor. Gelelim Linda’nın telefonda mesajlaştığı kişiye. Elbette ki kim olduğunu söylemeyeceğim. Kitabın içerisinde bir hikaye var evet ama onun da arkasında aslında yazarın vermek istediği çok önemli bir mesaj var. Özellikle günümüz dünyasında bence çok önemli bir konu. Kitabın en arkasında ise kırmızı zarfın içerisinde bir kart var ama yazar sizi uyarıyor, dikkat o zarfı kitabı bitirmeden kesinlikle açıp okumayın.
KullanıcıMelisa Şentürk · Ephesus Yayınları · 202670 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
UÇURTMA AVCILARI (Çocuk Romanı) LİNDA SUE PARK 1960 doğumlu Kore kökenli Amerikalı yazar Linda Sue Park’ın kaleme aldığı bu eser, çocukların yeteneklerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirme çabaları ve kardeşler arasındaki ilişkinin psikolojik boyutları üzerine kurulmuş değerli bir çocuk romanıdır. Yazarın özellikle çocuk ve gençlik edebiyatı alanındaki eserleriyle tanındığı düşünüldüğünde, romanda verilen mesajların önemi daha da belirginleşmektedir. Olaylar Kore’de geçmektedir. Kee-sup ve Young-sup kardeşler, uçurtmalara büyük ilgi duyan iki çocuktur. Kee-sup daha büyük olduğu için geleneklere uygun olarak onun için bir şapka takma töreni düzenlenir. Bu törenden sonra küçük kardeşin ağabeyine daha fazla saygı göstermesi beklenmektedir. Doğaları gereği zaman zaman rekabet içinde olan kardeşlerden Young-sup, babasının bu beklentiyi açıkça dile getirmesi üzerine iç dünyasına yönelir ve yalnızlaşmaya başlar. Ancak Kee-sup, kardeşinin yaşadığı duygusal değişimin farkındadır. Gelenekleri katı biçimde uygulamak yerine kardeşini korumaya ve ona değer verdiğini göstermeye çalışır. Böylece iki kardeş arasındaki sevgi ve bağlılık, rekabet duygusunun önüne geçer. Kardeşlerin farklı yetenekleri vardır. Young-sup uçurtma uçurma konusunda oldukça başarılıdır. Kee-sup ise uçurtma yapımında beceriklidir. Young-sup’un uçurtma satın alacak parası yoktur. Bunun üzerine bir uçurtma satıcısına ilginç bir teklif sunar. Eğer kendisine verilecek bir uçurtmayı başarılı bir şekilde uçurur ve bunun sonucunda yedi uçurtma satılmasını sağlarsa, satıcının ona bir uçurtma hediye etmesini ister. Satıcı bu teklifi kabul eder. Young-sup’un başarısına görünmeden destek olan babası ve ağabeyi de onu koruyup kollamaya devam ederler. Kardeşlerin uçurtmalara olan tutkusu, dönemin çocuk
Uçurtma AvcılarıLinda Sue Park · Beyaz Balina Yayınları · 2018260 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·304 syf.··
2026 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:50
“Hayatın geçmişe bakıldığı zaman netleşmesi ne garipti. Tersine çözebilen bir bilmece gibi.” Gece Yarısı Treni - Matt Haig Hayat ileriye doğru mu akar, yoksa geçmişe doğru mu? Gece Yarısı Kütüphanesi’nde Nora, farklı seçimler yapsaydı hayatının daha iyi olabileceğine inanan ve pişmanlıklarıyla yaşayan bir karakterdi. Gece Yarısı Treni’nde ise Wilbur, yaşamının son anında geçmişe doğru bir tren yolculuğuna çıkıyor ve hayatındaki en önemli anları bir hayalet gibi yeniden izliyor. Üstelik bu yolculuğun bir kuralı var: Geçmişteki halinle asla konuşamazsın. Wilbur’la birlikte kaçırılmış anlara, ertelenmiş sevgilere, söylenmemiş cümlelere ve fark edilememiş güzelliklere tanıklık ediyoruz. Evet, Wilbur geçmişini değiştiremiyor. Ama kitap da tam burada asıl sorusunu soruyor: Geçmiş değiştirilemezse, onunla nasıl yaşarız? Belki de cevap kabullenmektir. Belki de bazı yaralar ancak onları yok etmeye çalışmayı bıraktığımızda hafifler. Ben de Wilbur’la birlikte o trene bindim. Hayatım bir film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden. Hangi istasyonlarda fazla oyalanmıştım? Hangi duraklardan aceleyle geçip gitmiştim? Hangi sahnelerle yüzleşmeli, hangilerini olduğu gibi kabul etmeliydim? Sanırım hepimizin zaman zaman yaptığı o sessiz hesaplaşmayı anlatıyor bu kitap. Geçmişe dönüp hiçbir şeyi değiştiremeseniz bile… Bugüne bakışınızı değiştirebilir misiniz? Matt Haig bu soruyu insanın kalbine usulca bırakıyor. Okuyunuz efendim.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026376 okunma
10/10
·304 syf.··
2026 39. kitabı
Adaşım olan #melisaşentürk ün #kullanıcı adlı kitabının yorumuyla geldim. Lafı uzatmadan söylemek istiyorum. Bayıldım! Çünkü, kitabımız içeriğiyle toplumsal bir sorunu da ele almış. Sosyal medya üzerinden açılan hesaplar oluşturulan sahte hesaplar karşımıza yeri geliyor ; yakından tanıdığımız veya tanımadığımız kişileri çıkarıyor. Kitabımız texting formatında ve yazarımızın da dediği gibi, gerçek olan tanımadığımız birinin mesajlarını okuyormuşuz gibi bir his bırakıyor. Çok uzatmadan hemen konusundan bahsetmek istiyorum... Linda, anaokulundayken onun hatası olmadığı halde bir arkadaşının kaydıraktan düşerek hayatını kaybetmesiyle ailesinin de tavırlarıyla sorunları olan bir üniversite öğrencisi. Hatta ölen arkadaşının abisi de bizim kıza aşık! Yani artık siz buna aşk mı dersiniz ne dersiniz onu bilemem... Şöyle de bir durum var, iki aile artık o ölümden sonra birbirine düşman. Linda, hiç bilmediği #user4646 adlı bir kullanıcı tarafından ona gelen mesajla tanımadığı bir kişiyle konuşmaya başlar. İşin tuhaf yanı da Linda'ya dair her şeyi biliyor olması. Ve bu konuşmalar günden güne artmaya da başlar. Öte yandan ona aşık olan Ateş'ten de devamlı mesajlar alır. Gelin görün ki küçükken Linda' nın takmış olduğu ve ona dair stickerlar yapıştırdığı bir hayvan olan Panter lakabını kullanır. Hem #user4646 hemde Ateş. Vee bunu aynı anda yaparlar. Açıkcası kitabın sonunda zarfı açınca karşıma çıkan kişi beni bir hayli şaşırttı. Bu kitapta ders çıkarılacak o kadar çok fazla şey vardı ki... Bir kere gerçekten kiminle konuştuğumuzu asla bilmiyoruz. Kime ne konuda nasıl bir koz veriyoruz asla bilmiyoruz. Karşımızdaki kişi aslında gerçekten söylediği kişi mi? Bence okunması ve göz önünde tutulması gereken bir kitap.
KullanıcıMelisa Şentürk · Ephesus Yayınları · 202670 okunma
9/10
·304 syf.··
2026 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
Bu aralar rs 'ye girmiştim.Ancak bu kitap beni rs'den çıkarmayı başardı.Kitabı 2 saatte falan bitirdim.Öncelikle çok sürükleyici olduğunu söylemek istiyorum.Kitabı okurken bir çok duyguyu yaşıyorsunuz.Texting olduğu için akıp gidiyor zaten.Özellikle stickerları yerine yapıştırırken çok keyif aldım.Kitabın konusu:Bu kitapta ana karakterimiz olan Linda'nın telefonundaki mesajları okuyoruz.Aralarda yazı kısımları da var ancak çoğunluğu mesajlaşma.Kitap bilinmeyen birinin Linda'ya mesaj atmasıyla başlıyor.Linda'nın küçüklüğünde yaşasığı bazı olayları da okuyoruz.Kitabın sonunda ise çok şaşırtıcı olaylar yaşanıyor.Ayrıca arkadaki yan kağıtta gizemli bir zarf var.Kitabı bitirince o zarfı açıp okuyorsunuz ve şok olarak kitabı bitirmiş oluyorsunuz.Çok anlatamadım spoiler olur diye.Okuyacaklara keyifli okumalar
KullanıcıMelisa Şentürk · Ephesus Yayınları · 202670 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 56. kitabı
Selamlarrr Öncelikle çabucak biten kitaplara bayılıyorum. Bu kitap onlardan biriydi. Bu tamamen texting ve kısa notlardan oluşan bir kitaptı. Kitabın girişinde yazarın da dediği gibi birinin telefonunu alıp güzelce kurcalayıp, mesajlarını ve notlarını okumak gibi hissettiren bir kitaptı. Linda üniversitede okuyan, çocukluğunda kendi hatası olmamasına rağmen arkadaşının ölümüne sebep olmuş kadın karakterimiz. Özellikle ailesinden gördüğü baskılar sonucunda da psikolojik olarak çok yıpranmış bir genç kadın. Ölen arkadaşının abisi ise kendisine tamamen takıntılı biri. Ateş karakteri kendisini ne kadar aşık olarak tanımlasa da benim gözümde takıntılıydı ve mesajlarını okumak beni iğrendirdi. Aynı zamanda arka planda Linda bilinmeyen bir hesapla mesajlaşmaya başlar. Bu hesabın amacının iyi mi kötü mü olduğunu ise kitabın sonundaki zarfta öğreniyoruz. Özellikle belirtiyorum bilinmeyen hesabın kim olduğunu tahmin etme olasılığınız sıfır. Yazar karakteri asla göstermemiş kitabın sonuna kadar. Kitap ciddi anlamda bir kamu spotu niteliğinde. Çünkü özellikle günümüzde gençlere bakarsak bilinmeyen kişilerden gelen mesajlar etkileyici geliyor hiç ummadıkları zamanda farklı şekilde darbeler yiyorlar. Buna güzelce dikkat çekilmiş. Kitabın mesajlaşma şeklinde olması da kitabı hem okunulur kılıyor hem de gerçekten üzerine düşünülür kılıyor. Bir tık daha uzun ve kurgunun daha derin işlenmesini isterdim. Onun haricinde ben severek okudum. İlgisini Çekenlere Şimdiden Keyifli Okumalar Diliyorum
KullanıcıMelisa Şentürk · Ephesus Yayınları · 202670 okunma