Sabır ve zaman: işte benim bahadır askerlerim! Elmayı olgunlaşmadan koparmamak gerektiğini biliyordu.'Olgunlaşınca o kendi kendine düşecektir;ham koparırsan elmayı da ağacıda berbat edersin , üstelik dişlerin de kamaşır.'
Güneş kendisini saklayan bulutlardan henüz sıyrılmış, damları, rutubetten ıslanmış tozlu yolu, pencere pervazlarını ve kapının önünde duran atları ısıtmaya başlamıştı.
İnsan çağı yaşarken yeniliklerin hayatımızı nasıl değiştirdiğini pek fark edemiyor.Sanki yavaş yavaş dünyanın rengi değişiyor ve biz eski renkleri unutup yeniliklere adapte oluveriyoruz.
Sanki bu ülkede kadınların geçmiş ve gelecek zamanları yoktu. Onlar ,hep geniş zamanlarda yaşardı. Dünleri de bugündü , yarınları da ... Böyle gelmiş böyle giderdi, hiç değişmeden...