M.

ne zaman bir seçim yaparsan acı çekersin. neden mi? çünkü seçim hayatı böler: bir şeyi atmanı ve reddetmeni gerektirir. bütünü kucaklayamazsın. bir parçayı kabul edip diğerinin reddedersin. ve seçim bu anlama gelir. Oysa hayat bir bütündür. Bir şeyi seçip diğerinin reddedersen reddedilen şey sana geri dönecektir, çünkü yaşam bölünemez. Ve reddettiğin şey onu reddettiğin için üzerinde daha güçlü bir hale gelir. Ondan korkar hale gelirsin. Hiçbir şeyi inkar edemezsin. Sadede görmezden gelebilirsin. Sadece kaçabilirsin. Sadece farkındalığından uzaklaştırabilirsin. Ama o her zaman orada olacaktır. Saklanacak ve ortaya çıkmak için bir fırsat kollayacaktır. Dolayısıyla eğer acıyı reddedersen acıyı seçmek istemediğini söylersen o zaman incelikli bir şekilde onu seçmiş olursun. O her zaman etrafında olacaktır. Bu kaçınılmaz bir durumdur. Hayat bir bütündür-bu ilk şey- ve hayat değişimdir-bu da ikinci şey- ve bunlar temel gerçeklerdir. Hayatı bölemezsin. Hiçbir şey durağan değildir ve olamaz da. Dolayısıyla “ acı çekmek istemiyorum mutlu bir yaşam biçimi seçmek istiyorum.” Dediğinde mutluluğa tutunacaksındır. Ve bir şeye tutunduğunda onun kalıcı olmasını beklersin. Fakat hayatta hiçbir şey kalıcı olamaz. Hayat bir akıştır. Mutluluğa tutunmaya devam edersen yine keder yaratırsın, çünkü elindeki mutluluk eninde sonunda yok olup gidecektir. Hiçbir şey kalıcı olamaz. Mutluluk bir nehir gibidir. Ve nehre tutunmaya çalıştığında seni hayal kırıklığına uğratacak bir durum yaratmış olursun, çünkü nehir yoluna devam edecektir. Er ya da geç nehrin senden çok uzaklara gittiğini göreceksindir. Ellerin boş ve kalbin mutsuz kalacaktır.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
mutluluk bir amaç değil bir yan üründür. kendinle ve gerçekliğinle bir olmanın, bütün olmanın doğal bir sonucudur. herhangi bir neden veya amaç olmaksızın mutsuzluğunla sadece uyum içinde ol. herhangi bir amaca gerek yok. şu anda böyle hissediyorsun; bu, senin şu andaki gerçeğin. ve bir sonraki an öfkeli hissedebilirsin; bunu da kucakla. ve bir sonraki an öfkeli hissedebilirsin; bunu da hoş karşıla. herhangi bir bölünme yaratmadan tam bir kabullenişle şimdiki anı yaşa; kendini tanıma yolunda ilerle.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
bence kendini tanımanı engelleyen sadece tek bir sorun var; kendi içindeki bölünme. toplumsal etkinin bir ürünü olan bu bölünme senin bütünlüğünü bozmuş. toplum sana nasıl olman ve nasıl davranman gerektiğine dair belirli idealler alışılmış ve bu idealler senin o kadar derinlerine işlemiş ki gerçek benliğinden ziyade kafandaki ideal benliğe odaklanır hale gelmişsin. toplum seni kendi içinde bölünmüş bir ve haline getirmiş. ancak stratejiyi bir kez anladığında bu durumun kolayca üstesinden gelebilirsin. unutma kendini keşfetmenin anahtarı toplumun sana dayattığı kişi olmakta değil, gerçekten kim olduğunu tanımak ve kucaklamakta yatar. "ideal" bir geleceğin peşinden koşarken şimdiki gerçekliği gözden kaçırıyorsun. sadece önüne bakıyorsun, içine değil. her zaman planlar yapıyor ve bir yerlere varmaya çalışıyorsun. başka bir şey olmaya çalışıyorsun. daima olması gerekenler ve yapılması gerekenler açısından konuşuyorsun ama gerçeklikte bunların hiçbiri yoktur. gerçeklik yalnızca şimdi ki anda vardır. gül güldür, başka bir şey değildir. nilüfer de nilüferdir, başka bir şey değil. ne gül ne de nilüfer olmadıkları bir şey olmaya çalışırlar; işte bu yüzden nevrotik değildirler. bir psikiyatriste ya da psikanalize ihtiyaçları yoktur. gül sağlıklıdır, çünkü kendi gerçekliğini yaşar. aynı şey insanlar hariç tüm varoluş için geçerlidir. sadece insanların idealleri ve olmaları gereken halleri var: " yok şöyle olmalısın, yok böyle olmalısın." işte o zaman da mevcut halin ile olman gereken halin arasında bölünürsün. unutma mevcut halin ile olman gereken halin birbirlerine düşmandır. sen neysen osun, başka bir şey değilsin. bu gerçeğin kalbinin derinliklerine işlemesine izin ver- asla kendinden başka bir şey olamazsın. bunu derinden fark ettiğinde peşinde koştuğun tüm idealleri
Sayfa 53·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
eğer kendini sevmezsen dünyada başka hiç kimseyi sevemezsin. ve eğer kendini tanımazsan dünyadaki başka hiç kimseyi asla tanıyamazsın. sevgi ya da bilmek her şey kendi merkezinde başlar. ilk dalganın oradan yükselmesi gerekir. sonra yayılmaya devam edebilir. sonra varoşun sınırsız sınırlarına yayılmaya devam edebilir. ama önce varlığının tam özümden başlamalıdır.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
iletişim dünyanın en zor sorunlarından biridir. bir kelimeyi kullandığında ona kendi anlamını yüklüyorsun ve karşındaki kişiye ulaştığında o kişinin anlamı anlamak zorunda olduğunu düşünüyorsun. ama aktarım sırasında her şey kaybolur. bu yüzden buddha şöyle demiştir: " ötesi hakkında asla konuşmayacağım ve öte dünya hakkında bana hiçbir şey sormayın. da bilimsel ve gerçekçi olun;zaten burada olanın içine girin. hakikatin ne olduğu hakkında konuşmayın. zaten burada olanın içine girin, zaten olduğunuz şeyin içine girin ve hakikati bilmenin tek yolu budur."
Sayfa 49·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce