bence kendini tanımanı engelleyen sadece tek bir sorun var; kendi içindeki bölünme. toplumsal etkinin bir ürünü olan bu bölünme senin bütünlüğünü bozmuş. toplum sana nasıl olman ve nasıl davranman gerektiğine dair belirli idealler alışılmış ve bu idealler senin o kadar derinlerine işlemiş ki gerçek benliğinden ziyade kafandaki ideal benliğe odaklanır hale gelmişsin. toplum seni kendi içinde bölünmüş bir ve haline getirmiş. ancak stratejiyi bir kez anladığında bu durumun kolayca üstesinden gelebilirsin. unutma kendini keşfetmenin anahtarı toplumun sana dayattığı kişi olmakta değil, gerçekten kim olduğunu tanımak ve kucaklamakta yatar. "ideal" bir geleceğin peşinden koşarken şimdiki gerçekliği gözden kaçırıyorsun. sadece önüne bakıyorsun, içine değil. her zaman planlar yapıyor ve bir yerlere varmaya çalışıyorsun. başka bir şey olmaya çalışıyorsun. daima olması gerekenler ve yapılması gerekenler açısından konuşuyorsun ama gerçeklikte bunların hiçbiri yoktur. gerçeklik yalnızca şimdi ki anda vardır.
gül güldür, başka bir şey değildir. nilüfer de nilüferdir, başka bir şey değil. ne gül ne de nilüfer olmadıkları bir şey olmaya çalışırlar; işte bu yüzden nevrotik değildirler. bir psikiyatriste ya da psikanalize ihtiyaçları yoktur. gül sağlıklıdır, çünkü kendi gerçekliğini yaşar. aynı şey insanlar hariç tüm varoluş için geçerlidir. sadece insanların idealleri ve olmaları gereken halleri var: " yok şöyle olmalısın, yok böyle olmalısın." işte o zaman da mevcut halin ile olman gereken halin arasında bölünürsün. unutma mevcut halin ile olman gereken halin birbirlerine düşmandır. sen neysen osun, başka bir şey değilsin. bu gerçeğin kalbinin derinliklerine işlemesine izin ver- asla kendinden başka bir şey olamazsın. bunu derinden fark ettiğinde peşinde koştuğun tüm idealleri