sosyal açıdan başarmaya şartlanmışsınız. eğitiminiz, arzularınız, düşünceleriniz hep maddi başarıyla ilgili. sadece size bir şeyler kazandıran şeyleri seviyorsunuz. saygının ölçüsü banka hesabınızın büyüklüğü. para sevgi ölçüsü olduğu için de biriktirdiklerinizi kaybetme korkusuyla yaşıyorsunuz. duygusal ilişkileriniz için de aynı şey geçerli. bütün hayallerinizi maddi şeyler üzerine kuruyorsunuz: ev, araba, mal mülk. büyüklerinizin tecrübelerinden bir şeyler öğrenmeyi çocuklarınıza güven aşılamayı, arkadaşlarınızla birbirinizi kıyaslamadan paylaşmayı bilmiyorsunuz. bütün değerler sisteminiz mal varlığınız üzerine kurulu. karşılık beklemeden vermeyi bilmiyorsunuz! bütün değerler sisteminiz mal varlığınız üzerine kurulu. karşılık beklemeden vermeyi bilmiyorsunuz. daha da kötüsü hayat şartlarınızla kişiliğinizi birbirine karıştırıyorsunuz! kendinizi unvanınızla, oturduğunuz mahalleyle, sahip olduğunuz mallarla, kökeninizle, işinizle, ilişkilerinizle bir tutuyor ve yalnız onlar aracılığıyla var oluyorsunuz. kimsenin sizi olduğunuz gibi sadece bir insan olarak sevebileceğini bilmiyorsunuz bile.
bir şeye inanma ya da inanmama meselsi değil ki bu! yaşa! hayatı deneyimle! adlandırmak kısıtlanmaktır : oysa ben sana çok daha yüce, sınırsız ve sonsuz bir şeyden bahsediyorum.