oysa ne bir başlangıç bekliyordu bizi ne de baştan başlamakta bulunabilecek bir teselli. hiçbir sihirli değnek alnımıza dokunmak istemeyecekti, bıçaklar vazgeçmezdi yaralarda bilenmekten, hiçbir kapı yarına doğru açılmayacaktı gelecekte, kimse hazır olmayacaktı işitmeye. ihanet ederek, ihanetine uğramıştık yazgının, sağ kalarak, yaşar kalarak, biricik, korkunç zaferimizi kazanmış, sonuna dek yenilmiştik. ne yeryüzünde ne gökyüzünde bir karşılığı vardı yaşadığımızın. onu anlatabilecek, anlamlandırabilecek bir dilimiz bile yoktu ki! anlatmak istiyor muyduk? suçla masumiyetin çoktan aynı küle karıştığı bu yangın yerinde hangi çığlığın bir karşılığı, yanıtı, sonu olabilirdi? fark edilmeksizin iyileşen bir sıyrık gibi daha şimdiden silinmişti zamanın kabuk bağlamış ellerinden. nedenlerle, çünkülerle, açıklamalarla, baştan sona kaplı bu dünyada bizi de içine alabilecek bir cümle bir denklem bir eşitlik henüz kurulmamıştı. insana yenilen bir sözcükten aşağılara düşmüş yan yana gelse de hiçbir şey ifade etmeyen "A" harfleriydik sanki her birimiz. tellere tırmanıp kendini taşlarda parçalayan H-A-Y-A-T'tan geriye kalan...belki bir başka sözcükten . geceden çıkıp gelen kahkahalar atarak şarkı söyleyerek kendi yolunu aça aça gelen üzerinde şafağın söktüğü bir başka sözcük.