M.

Şimdi eskisinden de kırgınsın. Omuzların düşük, yumrukların istemsizce sıkılı. Çatılardan gelen güvercin kuğurtularını tınmıyorsun bile. Anlayamıyorum gözümün ışığı, hiç anlayamıyorum. Neden seni dünyaya çağırmış olduğuma inandıramıyorum? Sen benim yaşama payım, dokunuşum, iştahımsın. O halde niçin bir yarayım, sensizlikte üreyen? Burnumda hep yanık kokusu, hangi ateşe baksan ben orada dağlanıyorum.
Sayfa 106 - metis·Kitabı okudu
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hiç olmazsa bir kerecik "gözüm" diyerek sevsen beni, alnında bir yere koysan billur cismimi, bir sürü çerçeveler bulsak seninle, yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri, itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin; alelade ya da özel, kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek, baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte ve bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek, ne güzel olurdu. Yeter ki iste, sana feda olsun gözüm.
Sayfa 101 - metis·Kitabı okudu
1000Kitap

M.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
Beğendi
·
2021 16. kitabı
Sema Kaygusuz
8/10 · 893 okunma
kendi boşluğunuzla yüzleşmeden varlığınızı dolduramazsınız. şiir bizim kendimiz olmaya açılan kapımızdır. ama bazen kendi kapımızı yüzümüze kapatırız. kim olursanız, ne olursanız, nasıl olursanız olun, ama kendinize girip çıktığınız bir kapınız olsun. az olun, ama hakiki olun! bir gün kendi kapınızı çalacak yüzünüz olsun.
Sayfa 245 - metis·Kitabı okudu
Roman