Ahlaki değerlere bağlı kalanlar olayların nasıl olması gerektiğine dair sabit inançlara sahiptir ve bu katılıkları olayları açıkça görmelerini engeller. Hatta ahlakçılar yardım etmek bir yana, yaşamın getirdiği zorluklara insanların kendi özgün çözümlerini bulmalarını da olanaksız hale getirirler. Bu da yabancılaşmanın, mutsuzluğun ve çözümlenmemiş sorunların artmasına neden olur.
Başkalarıyla kurduğumuz her ilişkide aslında kendimizi keşfederiz. Bir diğerine duyduğumuz ihtiyaç, kendi bireyselliğimizde sahip çıkmadığımız parçalarımızı keşfetmeye ve kendi bütünlüğümüze duyduğumuz ihtiyaçtır. Aslında diğeri yoluyla kendimizle ilişki kurarız. Bastırdığımız, sakladığımız ve keşfedilmemiş tüm yönlerimizi sevmeyi ve onlara sahip çıkmayı öğreniriz.
Kendi bütünlüğüne ulaşmış bireyler olduğumuzda diğerlerine duyduğumuz bağımlılık azalır, hatta belki tamamen ortadan kalkar. O zaman sevgi bir ihtiyaç veya bağımlılık olmaktan çıkar ve yeni bir nitelik kazanır. Gelişmemiz için iki şey gereklidir: Bir başkasına ihtiyaç duyduğumuzun farkına vararak yakın ilişkinin zorluklarına hodri meydan demek ve bunu yaparken anlayışımızı ve sevgimizi ilişkinin bilinen boyutunun ötesine taşımak.
Herkesin psikolojik açıdan hem dişi hem de erkek yönleri olduğunu öne süren ilk Batılı düşünür, C. G.
Jung’dur. Erkek daha çok erkek tarafıyla özdeşleşir ve dişi yanı zihninin bilinçdışı bölümünde saklı kalır. Bu saklı unsur yaşamına giren kadın tarafından ona geri yansıtılır. Hatta pek çok açıdan, çekim duyduğu kadınların seçiminde kendi içindeki dişinin rolü büyüktür. Aynı şekilde kadın da daha çok kendi dişi yönüyle özdeşleşir ve erkek yanı bilinçdışı kalarak birlikte olduğu erkek tarafından ona geri yansıtılır.
Ancak ilişki kendi içinde bir sonuç değildir, sevgiyi keşfin yoludur; sevmek ve sevilmek konularında bir yaşam dersidir. İlişkimiz anlayış ve farkındalıkla birleştiğinde bize sevgiyi tümüyle öğretme kapasitesine sahiptir.
Aile dinamikleri açısından, cinsel birleşme olduktan sonra onu reddetmek ve suçlamak hiçbir yarar sağlamaz. Çok kısa ve sığ bir birliktelik bile hatırlanmalı ve onurlandırılmalıdır.