İnsanca saygının uzun baskısı, ahlâksızlık için delice bir arzunun ilhamıyla sonuçlanır. Böylece, alçaklığın şehveti tadılır. Çok az gözlemlenmiş bu ürkütücü ahlâki derinliklerde suçun müstehcenliğine tekabül
eden gaddar ve hoş bir katman vardır.
Sayfa 189 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Graham Greene'in okuduğum kitaplarını genelde beğenirim. Havana'daki Adamımız'da da durum değişmedi. Beğenerek okudum. Akıcı anlatım, sade bir dil ile yazılmış.
Greene, Havana'da casusluk yapan bir İngiliz ajan kurgulamış ve bu kurgu üzerinden olay örgüsünü oluşturmuş. İlk başta adamımızın işe alınması bir tuvalette gerçekleşiyor. Bu size abdüst gelecektir ki gerçekten öyle. Zaten kitabın kendisi her ne kadar casusluk olsa da alaycı bir dille yazılmış. Yani her ley yalanlar üzerine kurulu.
Ben Adamımız'ı çok sevdim. Keşke bir 100-200 sayfa daha olsaydı demedim değil.
Yalan söylemek, gizlemek, şikayet etmek ve kendi sorumluluklarından kaçmaya yeltenmek ruhsal yozlaşmadır, ahlaksızlığa ve parçalanmaya maruz kalmış, hayatın amacını unutmuş bir insanın taşıdığı silinmez işaretlerdir.
Bekâr yaşadığı için, dedikodu olmasın diye, hastaneye elli yaşından küçük hademe ve hemşire almazdı, fakat bu yüzden şehirde adı oğlancıya çıkarılmıştı.