9/10
·196 syf.··
2026 2. kitabı
Uzun zamandır böyle mana içinde mana bir kitap okumamıştım. Karakterler sanki ülkemin insanlarıydı,Ahmetti,Mehmetti,Ayşeydi. Hepimiz bir akıntıya sürüklenip boğulmamak için kendini akıntıya bırakan masum insanlar değil miyiz? Masumiyetin zalimliği olur mu? Evet olurmuş dedirten bir kitap… tavsiye ederim
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 11:56
Eser, kitabın baş kahramanları olan Selim ve Leyla'nın lise dönemini konu alarak başlıyor. Selim, lisede arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi çok sevmeyen, ergenlik yıllarını kitap okuyarak geçiren bir gençtir. Aynı sınıfta okuduğu Leyla'ya âşık olur; ancak Leyla'nın bundan haberi yoktur. Selim, arkadaşının tavsiyesi üzerine Leyla'ya bir mektup yazar ve arkadaşı da bu mektubu ona ulaştırır. Leyla mektubu okur ancak ilk başta tepkisiz kalır. Leyla ve Selim birbirine zıt iki karakter gibidir. Hatta kitapta bu durum ikisi için şöyle anlatılır: Leyla,"Sanki hayatı, bir çizgi üzerinde ilerleyen, her hamlesi önceden hesaplanmış kusursuz bir matematik problemiydi. Sayılar arasında güvendeydi. Aşk ise çözülemeyecek bir bilinmeyendi ve o, bu denklemi çözmek için ne bir çaba sarf ediyor ne de bir merak taşıyordu; sadece görmezden geliyor, varlığını yok sayıyordu." Selim için ise "ruhu fırtınalarla sarsılan, direncini yitirmiş, rotasını şaşırmış, kaybolmuş bir gemiye benzerdi" ifadesi kullanılır. Selim ikinci mektubunu yazar ve bu kez bir buluşma yeri de belirler. Okuldan sonra mahallenin arka sokağındaki pastanede buluşup yüz yüze konuşacaklardır. Bu buluşmanın ardından ilişkileri ilerler. Liseden mezun olduktan sonra Leyla'nın babası da onların birbirlerine olan bağlılıklarını fark eder ve evlenmelerine rıza gösterir. Evlendikten sonra aynı evde yaşamalarına rağmen birbirlerine mektup yazmaya devam etmeleri benim çok hoşuma gitti. Bir süre sonra Zeynep adını verdikleri bir kız çocukları olur. Selim çok okuyan ve yazmayı seven bir karakterdir. En büyük hedeflerinden biri yazar olmaktır. Bir sabah her şeyden habersiz şekilde uyanır; kapı çalar ve gelen polisler hiçbir açıklama yapmadan onu alıp götürür. Selim, yaşadığı bu durumu Franz Kafka'nın Dava adlı eserinin baş kahramanı Josef
1000Kitap
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Reklam
Bekle Beni
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:06
Zülfü Livaneli, "Bekle Beni" romanında Konstantin Simonov’un o ölümsüz şiirinin ruhunu arkasına alarak bizi 68 kuşağının fırtınalı günlerine ve toplumsal hafızamızın sızılı sayfalarına götürüyor. Bir sabah ansızın bölünen bir hayat üzerinden cezaevlerini, sürgünlüğü ve sansürlü mektupları işleyen yazar, aşkı sıradan bir duygu olmaktan çıkarıp politik bir varoluş sınavına dönüştürüyor. Günümüzün dijital hız çağında unuttuğumuz "inançla beklemek" kavramını iliklerimize kadar hissettiren eser, yer yer kurgusal kopukluklar barındırsa da hüzünle umudu aynı potada eritmeyi başarıyor; geçmişle yüzleşmek ve o sıcak Livaneli anlatısını yeniden hissetmek isteyenlerin bir solukta okuyacağı, sarsıcı bir saygı duruşu niteliğinde Geçmişi affetmeden bugünü yaşayamazsın" fikrini fısıldayan, hüzünle umudu aynı potada eriten sarsıcı bir eser. Yakın tarihle yüzleşmek ve Livaneli’nin o sıcak, insanı sarıp sarmalayan anlatımını yeniden hissetmek isteyen herkesin kitaplığına eklemesi gereken bir roman.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Geçmişin sesi bazen yıllar sonra bile duyulur.
9/10
·416 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:41
Serenad…Bu kitap bana, tarihin sadece kitaplarda yazan olaylardan ibaret olmadığını; her olayın arkasında yarım kalmış hayatlar olduğunu hatırlattı. Geçmişin gölgesinde kalan hayatları, kayıpları ve insanın içini sızlatan bir aşkı anlatırken aynı zamanda vicdan kavramını da sorgulatıyor. Kitabın dili oldukça akıcı. Roman, Maya ve Profesör Maximilian Wagner’in yollarının kesişmesiyle başlıyor. Başlangıçta sıradan görünen bu tanışma, zamanla geçmişin derin yaralarını, kayıpları ve unutulmuş hayatları ortaya çıkarıyor. Kitabın en güçlü yanı, tarihî olayları kuru bilgiler halinde vermek yerine insanların yaşadığı acılar üzerinden anlatması. Bu yüzden okurken sadece bir hikâye okumuyor, karakterlerin duygularını da hissediyorsunuz. Serenad, bana bir roman değil de yıllardır saklanan bir sırrın yavaş yavaş açığa çıkışını hissettirdi. 1 puan kırmamın sebebi ise Max’in hayatı ile ilgili daha çok kısımlar isterdim ve o duyguyu daha fazla yaşamak isterdim.
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021163,9bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 08:38
Zülfü Livaneli’nin Bekle Beni romanı, ilk bakışta Selim ile Leyla’nın aşk hikayesi ekseninde şekilleniyor gibi görünse de, aslında arka planda 1960’lar Türkiyesi’nin o karanlık ve sancılı dönemini merkezine alıyor. Roman, dönemin aydınlarıyla birlikte tutuklanan Selim’in, gerekçesiz ve hükümsüz şekilde uzayıp giden tutukluluk sürecine odaklanıyor. Bu zorlu süreçte, Selim ve eşi arasındaki kısa mektuplaşmalarına da şahit oluyoruz. Kitapta, ülkenin aydınlarını susturma ve sindirme çabaları ile o dönemin baskıcı siyasi atmosferi işlenmiş. Eser, adı sebebiyle ilk etapta klasik bir aşk romanı beklentisi yaratsa da, bence buradaki asıl bekleyiş dışarıdaki eşin değil, parmaklıklar ardındaki özgürlük umudunun ta kendisi. Yazar, aşk hikayesiyle açtığı perdeyi siyasi bir dönemin anatomisiyle genişletiyor ve kitabın sonunda tekrar aşk temasına dönerek çemberi tamamlıyor. Dönemin içsel sancılarına, yönetim biçimine ve askeri sisteme yönelik ciddi eleştiriler barındıran kitapta, ne yazık ki bazı kısımların biraz havada kaldığını hissettim. Roman; ne tam anlamıyla bir aşk hikayesi olabiliyor ne de siyasi derinliği tam manasıyla verebiliyor. Bu kararsızlık yüzünden iki temanın da biraz yüzeysel kaldığı duygusuna kapıldım. Elbette o karanlık dönemde insanların yaşadıkları acılar, uğradıkları haksızlıklar ve bireysel benlik mücadeleleri okuyucuya yoğun bir kederle aktarılıyor. Ancak genel olay örgüsüne ve hacmine bakıldığında, bu eseri bir romandan ziyade geniş bir öykü sınıfına sokmam çok daha doğru olacaktır. Tüm bu eleştirilerime rağmen etkileyici ve okunmaya değer bir eser. Üstelik sadece geçmişi değil, günümüz Türkiyesini ve yaşadığımız dönemi de yansıtıyor. Ben aslında Livaneli’nin, güncel ülke gündemini "tarih tekerrürden ibarettir" felsefesiyle ele alıp, bugüne ayna tutmak
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 20. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 20:16
Zülfü Livaneli’nin Bekle Beni romanı, aşkın, direnişin ve insanın iç dünyasındaki o sessiz çığlığın derinliklerine inen sarsıcı bir hikaye. Leyla ile Selim’in imkansızlıklar içindeki sevdası, bir ülkenin çalkantılı dönemleriyle iç içe geçiyor. Her sayfasında hem kalp hem vicdan sızlatıyor. Livaneli, aşkı sadece iki insan arasındaki bir duygu olarak değil; özgürlüğe, dayanışmaya, hatta umuda karşı verilen bir mücadele olarak anlatıyor Kısacası aşkın, özgürlüğün , beklemenin ve umudun arasındaki bağlantıyı karakterlere empoze etmeye çalışmasını da es geçmemek gerekir.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Reklam
Reklam