Irvin Yalom ile Nietzsche Ağladığında kitabı ile tanışmıştım. Dilini, konuları ele alışı ile o zamanda keyif vermişti. Yazara ait bu okuduğum ikinci kitabında birbirinden farklı 10 hastasına ait hikayeleri psikolojik açıdan incelemiş; felsefe, kendi yaşamından örnek ve deneyimler ile harmanlayarak okurlarına aktarmıştır. Bu hastaların yaş, cinsiyet, yaşadıkları şehir, meslekleri farklı ancak hepsinin bir tane ortak noktası var. Ölüm kaygısı, tıpkı yazarda ve birçok kişide olduğu gibi.
Yazarın rüyalara önem verip yol gösterici olarak yorumlaması, kendisine özeleştiri yapıp kitapta aktarması ve özellikle Marcus Aurelius’tan alıntılar yapması çok hoşuma gitti.
Eşine ithafen yazdığı “ Birlikte geçirdiğimiz altmış yıl bana az geliyor.” cümlesi ile de kalbimde ayrı bir yer kazandı.
Herkese keyifli okumalar.