Okurken beni en çok Raif Efendi’nin sessizliğinin arkasındaki kocaman dünyayla etkiledi. İlk bakışta sıradan biri gibi görünse de, Maria Puder’le yaşadığı o derin ve kırılgan aşk, insanın kimseye göstermediği yanları olduğunu hatırlattı bana.
Kitabı okurken, bazen Raif’in yalnızlığına, bazen de Maria’nın özgürlüğüne kendimi çok yakın hissettim. Sabahattin Ali’nin sade ama içi dolu anlatımı, karakterlerin duygularını sanki yanı başımda yaşatıyordu.
Kısacası bu roman, bana hem sevmenin ağırlığını hem de insanların dışarıdan göründüğünden çok daha fazlası olduğunu tekrar düşündürdü. Okuduktan sonra uzun süre etkisinden çıkamadım.