Daha bebekken annesini ve babasını kaybeden Jane'in tek başına verdiği yaşam mücadelesini anlatıyor. Kendisini istemeyen yengesi Jane'i yatılı bir okula gönderiyor. Kendini yetiştiren Jane, önce okulda öğretmenlik yapıyor. Ardından bir mâlikanede mürebbiyelik yapmaya başlıyor. Evin efendisine aşık olmasıyla da asıl olaylar başlıyor.
Roman, Charlotte Brontë'nin hayatından benzerlikler taşıyor. Bence yazar Jane Eyre karakterini yazarken fiziksel olarak kendine benzetmiş.
Okurken Victoria Döneminde kadının yerini de görüyoruz. Zaten üçü de yazar olan kız kardeşler kitaplarını o dönemde erkek ismiyle yayınlatmış. Jane de kadınların geriye atıldığı bu dönemde kendine bakabilmek ve kimseye muhtaç olmadan yaşamak isteyen bir karakter.
O dönemde yazılan romanlarda rastlanabilecek bazı kusurlar vardı. Çok fazla tesadüf olması, yazarın kendi düşüncelerini çok açık bir şekilde söylemesi gibi ama yine de merakla ve severek okuduğum bir kitaptı.