Sanki sol kaburgamın altında bir yerde bir ip varmış da bu ip senin sol kaburgana sımsıkı bir kördüğümle bağlanmış. Öyle sanıyorum ki aramıza dağlar, denizler girerse bizi birbirimize bağlayan bu ip kopacak. O zaman da için için kanlarım akacakmış gibi bir kuruntuya kapılıyorum.
Mektubunu okuyan arkadaşına doğru bakınca sehpanın üzerindeki kitapları gördü. Açlıktan midesi kazınan birinin yiyecek gördüğü anda gözleri nasıl arzuyla dolarsa, onun da gözleri öyle şevkle, istekle parladı.
Sayfa 5 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
"Bir erkeğin evinde ne yapıp yapmadığı bir tek kendisini ilgilendirir."
"Peki, o zaman kanun ne olacak, Memur Rahman?" Öfke yaşları gözlerini yakıyordu. "Düzeni sağlamak için orada olacak mısın?"
"Prensip olarak, özel aile meselelerine karışmıyoruz, hemşire."
"Karışmazsınız tabii. Erkeğin çıkarı söz konusuysa, karışmazsınız. Bu da, dediğiniz gibi 'özel aile meselesi' değil mi? Öyle değil mi?"