"Bana bak Martin Eden, denizine ve gemilerine dön. Benim sana tavsiyem budur. İnsanların şu hastalıklı, çürümüş şehirlerine ne yapıyorsun sen?"
Kaba, cahil, yontulmamış bir denizci Martin Eden. Üniversiteye gitmiş, bilgili ve kültürlü bir kadın olan Ruth ile tanışıyor. Ruth'un kalbini kazanmak ve ona layık olmak için kendini geliştirmek istiyor. Kendini eğitip okumaya başlıyor. Bu süreçte bakış açısı biraz değişen Martin, dünyada gördüğü güzellikleri insanlara anlatmak için yazmaya karar veriyor. Yazar olmak için çok çalışıyor ve çok okuyor. Bilgisi arttıkça burjuva sınıfının aldıkları onca eğitime rağmen kendilerini geliştirmeyen, sabit fikirlere sahip olan bir sürüden ibaret olduğunu görüyor.
London, bu kitapta burjuva sınıfını eleştirmiş. Sosyalist olan London, Martin'i bireyci biri olarak yazmış ve onun yaşadığı hayal kırıklığı üzerinden bireyciliği de eleştirmiştir. Yazarın yaşamından da birkaç parça bulunduran eser yarı otobiyografik özellik taşır.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
Mektubunu okuyan arkadaşına doğru bakınca sehpanın üzerindeki kitapları gördü. Açlıktan midesi kazınan birinin yiyecek gördüğü anda gözleri nasıl arzuyla dolarsa, onun da gözleri öyle şevkle, istekle parladı.
Sayfa 5 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
"Size kadınlıkla lanetlenmiş bir varoluş hezeyanı anlatacağım."
21 tane delilik hikayesinin toplandığı bir kitap. Her bir hikayede farklı bir kadının hayatını ve delirme sebebini okuyoruz. Psikolojik, fiziksel, cinsel şiddete maruz kalan, çocuğu, ailesi zarar gören ve bu üzücü olaylar sonucunda akıl sağlığı kötü etkilenen kadınların hikayeleri.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Hikayeler akıcı ve merak uyandırıcıydı.