Hesapsız verene karşı 'hesaplı kulluk' yapmadı. "Bana göre, benim gibi, benim kadar" gibi bir yaklaşımda bulunmadı. "Benden istenilen nedir? Benden beklenen nedir? O'na göre nasıl bir kulluk yapmalıyım?" hesabını yaptı hep. Asla ibadeti yük ve ağırlık olarak görmedi. Tam aksine ibadeti, yükleri hafifleten, ağırlıkları alıp götüren olarak gördü. Bundan dolayı ibadet O'na (sav) ağır gelmiyordu. İbadetle hafifledikçe hafifliyordu. Kendisine ibadet edileni sevdiği için severek ibadet ediyordu. Kendisine ibadet edileni tanıdığı için o bilinçle ibadet ediyordu.