L.

L.
Bir tablo çizerken deliren ressamlardan,şiir söylerken devleşen şairlerden, çalarken piyanosu yanan piyanistlerden olmak istedim.
"Zehra birkaç gün sonra Anadolu'daki mektebe döndü.Genç muallimenin artık hiçbir eksiği kalmamıştı.Acımayı öğrenmişti." Seninle birlikte bizde öğrendik acımayı zehra,ilk sayfalarda kızdığım bir adama kitabı kapatırken ağladım seninle birlikte.
Alıntı
Reklam
"Maddi sukutların manevi sukutlardan bir farkı var. Mesela bir uçuruma düşen insan paramparça olup ölüyor. Fakat manen düşen insanın bazen yalnız bir tarafı zedeleniyor, öte tarafları tamamiyle salim kalabiliyor."
Alıntı
"Meğer asıl felaket beni orada bekliyormuş. Etrafımdaki yangından kaçmak için kendimi rastgele bir eve atmıstım. Fakat asıl yangın beni orada da yakaladı. Kendi elimle kapadığım kapının ar-kasında yandım.Hem ne ümitsiz ve çaresiz bir yanış!"
Alıntı
"Ben aşkı siirlerde, romanlarda olduğu gibi bir parlak yaz gecesinin mehtabında başlayıp sabahında biten bir rüya addedenlerden değildim. Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan, ruhundan bir parça hükmüne girmek, onunla beraber gülüp ağlamak, ıstıraplarını paylaşmak demekti."
Alıntı
"Uyumak için kendini bırakırsa bu soğuk mantık sönecek, dört bir yandan hücum edecek hatıralar, kâbuslar içinde boğulacak, mefluç bir insan aczine düsecekti.:
Alıntı
Reklam