L.

L.
Bir tablo çizerken deliren ressamlardan,şiir söylerken devleşen şairlerden, çalarken piyanosu yanan piyanistlerden olmak istedim.
"Dudaklarının gül pembesi parlaklığı,gözlerinin hararetli yeşili.Yüzünde hiçbir çizgi,kırışmış veya kırlaşmış hiçbir şey yoktu,her şey taptazeydi.Altın renkleri ve parlaklığıyla baharın ta kendisiydi o.Haset dolu ölüm onun kanını içecek ve yeniden genç olacaktı."
Alıntı
Reklam
"Kederim o kadar büyüktü ki derimi yırtıp dışarı çıkacakmış gibi oluyordu."
Alıntı
"Akhilleus'un ölümü.Bunu düşünmek bile ölüyormuş gibi,kapkara,kör bir gökyüzünden yere çakılıyormuşum gibi hissetmeme neden oluyordu."
Alıntı
"Gerçekten de Akhilleus'u tanımayacağımı mı zannetmişti?Onu yalnızca dokunarak,yalnızca koklayarak bile tanırdım;kör olsam bile nefeslerinden,ayaklarının yere vuruşundan tanırdım.Ölmüş olsam bile,dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu."
Alıntı
"Onda,uykuda olduğu zaman bile bir canlılık vardı;bu canlılık ölümü ve ruhları budalaca şeyler gibi gösteriyordu."
Alıntı
Reklam