Anne, sen bir mezarın içinde yatıyorsun, bense gökyüzünün altında bir kafeste.
Anne, sen artık nefes almıyorsun, bense biraz daha boğuluyorum her nefeste.
Ya, dedim içimden... Ya camlar kurşun geçirmez olmasaydı... Bu kadar ince miydi ölümle yaşam arasındaki o çizgi? Ve ben o kadar yakın mıydım gerçekten?