Yaşamda bir an geliyor, tanıdığın insanlar arasında ölüler canlılardan çok oluyor. Ve beyin başka yüz hatlarını, başka ifadeleri kabul etmeye yanaşmıyor: rastladığı bütün yeni yüzlere eski izlerin damgasını vurup her birine en uygun maskeyi buluyor.
Bir idealin peşinden giderek önce barbarlıktan medeniyet seviyesine yükselmek ve sonra bu hayal kuvvetini yitirdiğinde düşüşe geçip nihayet yok olmak... İşte bir milletin hayat döngüsü budur.
Sömürücü bir kolonyal gücün politikası, yerli halk arasında komünal kenetlenmeyi teşvik etmek olmalıdır. Böyle bir güç yerlilerin arasında bir kardeşlik duygusu ve eşitlik temin etmelidir. Çünkü hükmedilen halk kaynaşıp bütünleşir ve onun içinde benliğini ne kadar çok eritirse, bireysel beyhudelik duygularının acısı da aynı ölçüde hafiflemiş olur. Böylece, sefaleti hüsrana ve isyana çeviren süreç, daha kaynağından önlenmiş olur. Bir köy cemaatini, bir kabileyi veya bir ulusu özerk bireylere ayırmak, yönetici güce karşı isyan ruhunu ne ortadan kaldırır ne de hafifletir. Etkili bir bölme, birbiriyle rekabet eden ve birbirine kuşkuyla bakan sıkı ırksal , dini veya iktisadi toplulukların sayısını arttırmak yoluyla sağlanılabilir.
Yükselen bir kitle hareketinin taraftarlarının, emirlere ve öğretilere kesin
itaat isteyen bir atmosfer içinde bulunmalarına rağmen,
güçlü bir özgürlük duygusuna sahip oldukları doğrudur. Bu
özgürlük duygusu, tahammül edilemez bir bireysel varoluşun yüklerinden korkularından ve
umutsuzluklarından kurtulmuş olmanın verdiği bir
duygudur. İşte, onların kurtuluş olarak hissettikleri, bu
kaçıştır. Her ne kadar değişimler sıkı bir disiplin çerçevesi iöinde yürütülse de, bir
özgürlük havası taşır. Ne zaman ki kitle hareketi aktif
dönemini tamamlar ve sağlam kurum ve kuruluşlarla
durumunu güçlendirir, ancak o zaman kişisel özgürlük
ortaya çıkma imkânı bulur. Aktif dönem ne kadar kısa olursa,
kişisel özgürlüğün ortaya çıkmasına imkân veren şeyin, kitle
hareketinin sona ermiş olması değil de, sanki hareketin
kendisi olduğu sanısı, o denli kuvvetli olur. Kitle hareketinin
devirip yerine geçtiği idare ne kadar zalimse, bu intiba da
o kadar güçlü olur.