"Seyahatnameler, içerisinde birçok tadın alınabileceği lezzetli yemekleri andırır. Bu tatlar siyasî, iktisadî, coğrafî, sosyal faktörlerin etkisine bağlı olarak mezkûr tatların bazılarını daha baskın şekilde sunar."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Evvela elimizde, "Liseden itibaren askeri okullarda okumam Rumeli'ye yönelik hassasiyet sahibi oluşumda bir faktör olmalı." diyen asker-müellifin eserini tutmaktayız. Müellifi, Balkanlar'ın, Türkler ve Müslümanlar için ehemmiyetini izah ederken emperyal güçlerin denge üzerindeki stratejilerine de değinmekte. Türklerin çekildikten sonra Rumeli'deki yetersizliklerinden, ilaveten Balkan devletleri ile güncel ilişkilerden de söz etmiş. Eser Türkiye'deki karar vericilere, aşıladığı tarih şuuru doğrultusunda mantığa uygun, günübirlik değil, orta ve uzun vadede sarih devlet politikaları geliştirmelerini tavsiyede bulunuyor. Bölgeye ilişkin politikalar geliştirirken ilgili ülkelerde ana akımın Türk karşıtlığı olduğunu görmelerinin, herkes bize hayran kolaycılığına kendini kaptırmamaları ikazında bulunuyor. Müellif, her bir kısımda ziyaretinde bulunduğu yahut görev başında olduğu yerlerin sosyal yaşantısından bahsetmiş. Bölge coğrafyası ve nüfus yapısı hakkında da malumat vermiş. Okuduğumuz kısımların büyük çoğunluğu görseller ile zenginleştirilmiş. Dil konusuna gelirsek zaman zaman anlamını bilmediğim kelimeler ile karşılaşsam da gayet anlaşılır ve akıcı bir dil kullanılmış. Saygılı beyin geniş kelime bilgisi ile donattığı kitapta yer alan ve anlamını bilmediğim kelimelerden mini bir sözlük oluşturduğumu da söylemeliyim. Müellife ait olan bir diğer 'Osmanlı'nın son 40 yılında Rumeli Türkleri ve Müslümanları' eserini de edinip kitaplığıma ekleyeceğim. Benim içimde Rumeli'ye ve Rumeli'deki tarihimize merak uyandırdığınız için sağ olun, var olun. Hasip Saygılı hocam, kaleminiz daim olsun.
Kitap Şuuru 'na teşekkür ederim.
Yediğimiz darbeleri unutmayı tercih etmemiz şimdilerde hak ve hukukumuzu savunmada büyük zafiyet yaratmıştır. Ana meselemiz tarih şuursuzluğudur. Bilgiye ve muhakemeye dayanmayan yaygın boş hamaset ise noksanlığa işaret ettiğimiz şuursuzluğun başka türlü yansımasıdır. Zihinlerimizi kirletmek ve uyuşturma dışında bir rolü yoktur, fikrindeyim.
Sayfa 135 - Muaz Ergü ile bir röportaj·Kitabı okudu