Rumeli sözkonusu olunca Türklüğü etnik bir aidiyetten ziyade kültürel bir üst kimlik olarak görmek gerekir. Arnavut, Boşnak, Pomak, Torbeş, Goralı, Kıpt-yi Müslimin'in hepsi için Türklük sıyrılmak icap eden rakip bir kimlik değil, işbirliği zemini olarak ele alınırsa daha uygun olur, fikrindeyim.
Sayfa 143 - Mehmet Yılmaz ile bir röportaj·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Kitaplarla olan yolculuğumda inanılmaz zevk aldım hala da alıyorum. Derken öğrendiğim okuduğum her bilgi her kitap beni daha başka kitaplara götürürken bu yolculukta yalnız kaldığımın farkına vardım. Öğrendiğim her bilginin, altını çizdiğim kitapların, beni ömür boyu çarpacak kitaptaki bazı bölümlerin ve unutulmaması gereken kitapları paylaşamamanın vermiş olduğu sıkıntı ile olsa gerek bu çıkmaz sokaktan yazı sayesinde bir yol buldum."
Öncelikle, kendisine kitap eleştirmeni olmayı hedef kılan Oğuzhan Saygılı beyin 'ilk göz ağrısı' olarak nitelendirdiği kitabının, Kitaplarla Söyleşi 1, sunuşu İskender Öksüz hocaya ait. Hal buysa okuyucunun, kitabı yüksek beklentilerle okumaya başlamasına sebebiyet veriyor. Nitekim beklentileri karşıladığını da söyleyebiliriz. Bahsini geçirdiğimiz kitap dört bölümden oluşuyor. Birinci bölüm, içerisinde birtakım başarı hikayeleri barındırıyor. Hikayelerin sahipleri Türk veyahut Türk olmayan kişilerin (bu kişilerin özenle seçilmiş olduğunu belirtmek gerekir) yaşadıkları dönüm noktaları, karşılaştıkları engeller karşısındaki dik ve kararlı duruşları ve de neticesinde başarıyla mükafatlandırılmaları anlatılıyor. Hikayelerin her kısmında yazarın biyografi ve otobiyografi okumaktan ayrıca okuduklarını tahlil etmekten keyif aldığı, hatta hikayeleri aktarırken halkın kişisel gelişim kitaplarına karşı biriktirdiği önyargıları yıkma gayesi güttüğü anlaşılıyor. Yazar bölüm sonlarına kendi değerlendirmelerini de, değerlendirmelerin büyük çoğunluğu yazarın 2010 yılında Erzurum Gazetesine yazdığı yazılar, eklemeyi unutmamış. Yazar, hikayeleri kaleme alırken ülkemizde de yaşanan eksiklik/aksaklıklar hakkında farkındalık yaratıyor. (misal olarak: Gençlere verilen önem, yaratılış kaynaklı olan olmayan engeller, engellere aranan çareler vs.). Peşine gelen iki bölüm biraz daha tarih kaynaklı konular içeriyor. Batı gözüyle Türkler ve Osmanlı Devleti'nin son demlerinden söz ediliyor. Son bölüme geçtiğimizdeyse, bize Fatih Kerimi'yi daha yakından tanıtıyor. Kerimi'nin yaşam öyküsünü ve muhtelif toplumsal konulardaki görüşlerini sunuyor. İtiraf etmek gerekirse okumaktan en keyif aldığım bölüm bu bölüm oldu. Bütünüyle kitaba baktığımızda, Oğuzhan Saygılı beyin okuduğu kitapları daha fazla
"Asla unutulmamalıdır ki, her toplumda, her zaman 'toplum liderleri' vardır. Devlet, bunları asla yok etmeye çalışmaz, aksine, bunları, verimli ve başarılı bir şekilde, hizmetine alır."