"Bir sosyoloji kanunu halinde belirtelim ki, bir yerde 'devlet', kendini, hizmetleri ve otoritesi ile hissettiremezse, orada küçük de olsa, kendiliğinden başka otoriteler teşekkül etmeye başlar. Çünkü, toplumlar, otoritesiz yaşayamazlar. Durum, Doğu ve Güney-Doğu Anadolu'muzda yaşayan vatandaşlarımız için de aynıdır. O halde, Doğu ve Güney-Doğu Anadolu'muzda, vaktiyle, ağa, bey, eşraf baskısından şikâyet edilmişse ve hâlâ yer yer ediliyorsa, orada, o bölgede ve o havzada, 'devlet', kendi otoritesini istenen ölçülerde hissettirememiş demektir."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bilindiği gibi, Batı Medeniyeti, Greko-Lâtin kültürü ve Hıristiyanlık din ve ahlâkının bir terkibi üzerine kuruludur. Evet, bizim de kendimize mahsus, orijinal bir kültür ve medeniyetimiz vardır ve ismi Türk-İslâm Medeniyeti'dir. Bu terkibe sahip çıkmak, bunu, korumak ve geliştirmek bizim boynumuzun borcudur."
Şane ger kâkülünün bir teline verse zarar
Çûb- şimâd biten yerleri sûzân ederim
(Tarak, eğer, saçlarının bir teline zarar verirse, şimşir ağacı biten yerleri yakarım.)
Ve beyne ihtilâf il leyli vessubhi ma'rekün
Yekürrü aleyna ceyşühu bil'acaib
(Gece ile gündüzün çatışması arasında bir savaş vardır. Acayip askerleriyle bize hücum eder.)
"İnsan bir garip hayvandır ki her şeye alışır. Her alışmadığı şeyden korkar. Hattâ bazı kere o kadar korkar ki, ölümü, (meselâ) dünyada en ziyade geçici olduğu bilinen saadetten ayrılmaya bile tercih eder."