Çok tuhaftı, ağlayamıyordum ama kalbim küle dönmüştü, fiziksel acıyla beraber çok büyük bir ruhsal acının bedenime ardı arkası kesilmeyen bıçaklar şeklinde saplanıp derine battıklarını hissediyordum.
...başkalarının iyiliğini isteyen bir kimse, ya gerçekten iyidir veya aslında iyi ve erdemli olmakla birlikte, iyiliğini istediği kişilerce iyi olduğu zannedilendir.
Ortaçağ siyaset felsefesinin bu temel problemi, birtakım alt problemlere veya sorulara ayrılabilir. Bu alt problem veya soruları ana hatlarıyla şöyle sıralayabiliriz: Kim yönetmelidir? Yönetici neye dayanarak yönetmelidir? Yasanın amacı nedir? Birinci sorunun doğal cevabı şeriat getiren kişinin, yani peygamberin yönetmesi gerektiği yönünde olacaktır. Ancak peygamber ömrünü tamamlayıp bu dünyadan ayrıldığında onun yerine kim geçecek, vârisi kim olacaktır?
"Seninleyken özgür hissediyorum!" diye bağırdım duymasını umut ederek, muhtemelen duymuştu ama müziğin sesi öylesine fazlaydı ki kendimi ona duyurma ihtiyacı daha da büyüyordu. " Seninleyken hem bir tutsağım hem de hiç olmadığı kadar özgürüm."
" Benimleyken daima özgür hissedeceksin ve daima benim güzel tutsağım olacaksın."