E.C.

E.C.
@llllarossa
Vazgeçilmemiş hayallere, yazılmamış şiirlere ve geceye...
Birdenbire yanılsama yok oldu. İş ve gerçeklik geri geldi. Boyunduruktan henüz kurtulmuş, yirmi bir yıllık bir baskıdan bir haftalığına serbest bırakılmış bir köle olan ben, gereklilikler dolayısıyla bağımlılığın prangalarına geri dönmek mecburiyetini taşıyorum. Görev, acımasız emrini ilan ettiğinde bir efendisiz var olmanın zevkini tadalı çok uzun bir zaman olmamıştı. «Yola çık ve bir başka iş ara.» Acı verici bir zorunluluk söz konusu olduğunda hiçbir zaman oyalanmam, görev karşısında asla zevk duymam. Böyle yapmak benim tabiatımda yok.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İnsan yaradılışı kusurludur. En parlak yıldızların bile üzerinde lekeler vardır. Miss Scatcherd'inki gibi gözler yıldızların parlaklığını görmezler de ancak bu ufak tefek lekeleri seçerler."
Sayfa 97
Alıntı
O zamana kadar hiç kimseyle konuşmamıştım. Benimle ilgilenen de yoktu. Yapayalnız duruyordum bahçede. Ama bu yalnızlığa alışıktım, pek ağrıma gitmiyordu. ... Düşüncelerim çok belirsiz, bölük pörçük olduğu için yazmaya değmez.
Alıntı
Charlotte Brontë
Charlotte and I sat like that for a long time, remembering. It did not happen. At Christmas she fell ill, and in the New Year she was worse. She felt sick all the time because of the baby, and she ate nothing. She lay in bed all day, hot and coughing. Arthur Nicholls cared for her wonderfully - I think he often stayed awake all night. But it did not help. On 31st March 1855 the last of my six children died. It was early in the morning. Arthur Nicholls was sitting by her bed, and I was standing by the door. She was asleep with her hand in his. Her face was very thin and pale. She opened her eyes and saw him. Then she coughed, and I saw fear in her face. 'Oh God,' she whispered. 'I am not going to die, am I? Please don't take me away from Arthur now - we have been so happy.' Those were the last words she ever said. A little while later, I walked slowly out of the house. As I went into the graveyard, the church bell began to ring. It was ringing to tell Haworth and all the world that Charlotte Brontë was dead.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Alıntı

E.C.

, bir kitap okudu
10/10
·60 syf.·
2023 10. kitabı
Tim Vicary
7.7/10 · 26 okunma