"Bu akşam bu ikinci ağlayış idi. Fakat bu sefer gözyaşları öyle sakin ve rahat akmıyor, bir tarafına bıçak saplanan bir adamdan çırpındıkça fışkıran kanlar gibi hiddet, yeis ve çaresizlik içinde yastıklara dökülüyordu."
"Hayata, realiteye, menfaatlerine döndüğün zaman içinde ne şeytan kalacak ne peygamber... Vücudunun ve ruhunun ne kadar basit bir makine olduğunu öğren, istediklerini tayin et ve bunlara doğru azimle ilerlemeye başla... Göreceksin! "
"İçinde şeytan dediğin o şeyin en kıymetli tarafın olmadığını nereden biliyorsun? Sizin gibi beş hissinden başka duygu vasıtası olmayanlar bu daimi korkudan kurtulamazlar. Asıl sebep ve nedenlere varabilirseniz göreceksiniz ki EN ZAYIF TARAFIMIZ DIŞIMIZDADIR. Gözümüzü kör eden yedi renktir,kulağımızı sağır eden sesler,ağzımızı paslandıran yediklerimiz,kalbimizi önce coşturup sonra durduran sonsuz koşmalarımızdır. YÜKSEK İNSAN,DIŞINA DEĞİL İÇİNE KIYMET VERENDİR."
"Fakat içimde öyle bir şeytan var ki... Bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor.Onun elinden kurtulmaya çalışmak boş...Yalnız ben değil hepimiz onun elinde bir oyuncağız..."