ben yürüyüp gittim, sen ellerini yüzümde unuttum
utandım acılarımdan
utandım yalnızlığımdan
on yedi yaşımızın belalı hikmetinde birden
o inkisarları eden güzel hayallerimizden
uzanıp topraktan çıkarttın beni
tozumu sildin, hohladın, parlattın
ovdun ve okşadın beni çıktı içimdeki cin;
ondan
-gidecektin, mecburdun, hepsi gibi-
affını diledin.
mayıstı. mecburdum. seni o yüzden bağışladım.