Hayalimdeki günleri bile böyle küçük hesaplarla geçirdim işte albayım. Aklımın içini örümcek ağları sardı; kafamın sandalyelerinde elbiseler, gömlekler, çoraplar birikmeğe basladı; kurduğum hayaller bu bekar odasının dağınıklığına boğuldu. Düşüncemin duvarlarına resimler asmak istediğim halde bir türlü olmadi. Belirli noktalara biriken eşya, odanın çıplaklığını daha çok ortaya çıkardı.
Dünyanın neresinde olursam olayım, günün bu zamanını diğer tüm zamanlardan daha çok seviyorum. Bu sadece bana ait bir zaman. Ve ben bu masada oturmuş yazıyorum.
Yine de sıradan bir genelleme yapacak olursam, mükemmel olmayan yaşamlarımızda boşa harcanmış zamanların da yeri önemli değil midir? Eğer bu mükemmel olmayan yaşamlarımızdan tüm bu boşa harcanmışlıkları çıkaracak olursak, yaşamlarımız mükemmel olmama özelliğini bile yitiriverir.