“Kim (dünya hayatında iken) zerre ağırlığınca bir iyilik yapmışsa, (ahirette hiçbir eksiklik olmaksızın) onun karşılığını, sevabını görür” (Zilzâl 99/7). Çünkü hesaba çeken, hesaba çektiğini ilmi ve kudretiyle kuşatır. Mümine sevinci artması için iyilikleri gösterilir. Kâfire ise Allah Teâlâ, iman üzere işlemediği veya karşılığını dünyada gördüğü için (iyi) amellerinin boşa gittiğini; bu amellerin bir anlam ifade etmeksizin sadece şekilde kaldığını gösterir. Bu, kâfirin pişmanlığının ve üzüntüsünün artması içindir.
İbn Abbâs [radıyallahu anh] şöyle demiştir:
“Kâfirlerden kim zerre ağırlığınca bir iyilik yaparsa karşılığını dünyada görür, ahirette ondan bir nasibi olmaz. Müminlerden kim zerre ağırlığınca bir kötülük yaparsa karşılığını dünyada görür, tövbe ettiği takdirde ahirette onunla cezalandırılmaz ve affolunur. Zerre ağırlığınca bir iyilik işlediği zaman da yapmış olduğu iyilik kabul olur ve karşılığını ahirette katbekat alır.”