Türk edebiyâtında hakîkî Türkçe, Servet-i Fünûn lisânından uyanışla başlamıştır. Ömer Seyfeddin’in, böyle uyanmış bir dile “Yeni Lisan” diye ad koymasını, yegâne edebiyat târihçimiz Fuad Köprülü, mübâlâğalı bulmuştu. Köprülü, edebiyat târihi bakımından bu hükmünde haklıydı. Çünkü Türk edebiyâtında sâde lisan hareketlerinin çok eski, hattâ övünülecek bir mâzisi vardı. Buna rağmen, Türkçenin bugün içine düşürüldüğü rezilâne lâubâlilik dikkate alınırsa Ömer Seyfeddin’in diline, bu dili takdîr hattâ takdîs edici bir isim bulmak yerinde olur.
Her dil, imparatorluk dili olamaz. Çünkü her millet imparatorluk kuramaz.
Bunun için büyük millet olmak lâzımdır. Büyük milletlerin dili de tabiatıyla, büyük vatanlarda işlenmiş, “büyük dil” olur.
“Üç günlük dünya için gayret üstüne gayret. Ebedî bir yaşam için gayret yok hayret.”
Necip Fazıl Kısakürek
26 Mayıs 1904 - 25 Mayıs 1983
Saygı ve rahmetle...