Paygamber Efendimiz (s.a.v.): “İstifâdeye sunulmayan ilim, Allah yolunda infak edilmeyen hazîne gibidir” buyurur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 499; Heysemî, Mecma‘u’z-zevâid, I, 184)
Haset, huyların en kötüsüdür. Gökyüzünde işlenen ilk günah İblîs’in Hz. Âdem’e [aleyhisselam] olan hasedi, yeryüzünde işlenen ilk günah ise Kâbil’in Hâbil’i kıskanışıdır.
Sayfa 167 - Serhend Yayınları, 4. Baskı, Ekim 2025·Kitabı okudu
فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا
“Rabb’ini hamd ile tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Şüphesiz ki O, tövbeleri çok kabul edendir” (Nasr 110/3).
Hz. Ömer [radıyallahu anh], Bedir Savaşı'na katılmış yaşlı sahabilerle birlikte İbn Abbas’ı [radıyallahu anh] da istişare meclisine katmıştı. Sahabeden biri buna içerledi ve Hz. Ömer'e:
“Bu, neden bizimle beraber oluyor? Halbuki bizim onun yaşında çocuklarımız var” dedi. Hz. Ömer [radıyallahu anh],
“Bildiğiniz bir sebepten dolayı” diye cevap verdi. Sonra sahabilere,
“Yüce Allah'ın yardımı ve fetih gerçekleştiği zaman diye başlayan Nasr sûresi hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sordu. Bir kısmı:
“Yardım görüp fetih gerçekleşince Yüce Allah'a hamd ve istiğfar etmekle emrolunmaktayız” dedi. Kimi de hiç
yorum yapmadı. Hz. Ömer [radıyallahu anh] bu sefer İbn Abbas'a [radıyallahu anh] hitâben:
“Ey İbn Abbas! Sen de böyle mi düşünüyorsun?” dedi. İbn Abbas,
“Hayır!” dedi. Hz. Ömer,
“Peki, ne diyorsun?” diye sorunca İbn Abbas,
“Bu sûre, Resûlullah Efendimiz'in [sallallahu aleyhi vesellem] ecelinin geldiğini kendisine haber verdi. Allah'ın yardımı ve fetih gerçekleştiği zaman ki, bu senin ecelinin geldiğinin alametidir. Rabb'ini hamd ile tesbih et, bağışlanma dile! Çünkü o tövbeleri kabul edendir, buyruluyor” diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Ömer [radıyallahu anh]:
“Ben de bu sûreden senin söylediğinden başkasını anlamıyorum!” dedi.*
Sayfa 147-148 — Serhend Yayınları, 4. Baskı, Ekim 2025·Kitabı okudu