Dervîş, Farsça bir kelime olup kapı önü, yani, eşik demektir. Kapıya göre eşik yok mesâbesindedir. Kelimenin “yok, yoksul, fakîr” anlamı mecâz yoluyla teşekkül etmiştir. Şu hâlde “eşik”, ayak altında kaldığından, her geçenin üzerine bastığı bir yerde olduğundan, dervişliği, yokluk yolunu, yokluk kapısına girişi, mütevazılığı remzeder. Dolayısıyla dervîşin de eşik gibi alçakta; “dövene elsiz, sövene dilsiz ve gönülsüz” olması gerekir.
Yûnus Emrem’in otuz bin ilâhîsi vardır. Meşhûrdur. Ona suâl eylemişler ki:
-Bu kadar çok ilâhîleri neylersiz? Birkaçı kifâyet eder.
Buyurmuşlar ki:
-Bir zamân gelir, nice kimseler bu ilâhîler ile geçinirler.