Hüseyin Aycan

Hitler'de "doğa"yı ve "doğanın yasalarını" ilahlaştırma temayülü açıktır. Kavgam' da "doğa", "kıskanç ve intikamcı bir ilahın tüm özelliklerini" sergiler. Yine o, kitabında, kainatı idare eden ezeli iradenin temsilcisi olan yüksek ahlakın vücut bulmuş şeklinin, yani ırkın hizmetindeki iman ve mücadele topluluğuna vurgu yaparken de aslen, doğanın ve bilimin kutsallığına dayanmaktadır. Zaten kendisi de özel sohbetlerinde nasyonal sosyalizmi, bilim ve dinin bir alaşımı olarak sunmaktan geri durmaz.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Almanya'nın nasyonal sosyalistleri, hem Ruslardan hem de ltalyanlardan farklı bir entelektüel geleneğin mirasçılarıdırlar ve Rusya'da "devrim"in, ltalya'da "devlet"in oynadığı kutsallaştırıcı rolü, Almanya'da "ırk" oynayacaktır. Almanya'da 19. yüzyılın ortalarından itibaren, Feuerbach'ın kutsallaştırılmış hümanizminin etkisiyle bazı milliyetçiler, tanrısallığın insanlar arasında eşit dağıtılmamış olabileceği, bazı kavimlerin buna orantısız bir biçimde sahip olabilecekleri görüşünü dolaşıma sokarlar.
Faşist rejimde bakanlık da yapacak olan ve proleter sınıflar gibi proleter ulusların da olduğunu savlayan Enrico Corradini (1865-1931) gibi entelektüeller, içinde yoğun pagan öğelerin olduğu ve Fransız Devrimi'ni taklit eden bir milli dinin kurulmasını ısrarla savunmaktadırlar. Bu, bir kahramanlar ve doğa dini olmalıdır.
Gentile'ye göre, "devletin içkinleştirilmesi vasıtasıyla, bireylerden oluşan kolektif 'biz' vücuda gelmektedir" Yani devlet insanlar arasında (inter homines) değil, insanın içinde (in interiore hamine) var olan şeyin neticesidir. Bu indirgenemez biçimde kolektiftir, temelde ahlakidir ve öncelikle dinidir." Milliyet (nationality) ise milleti "büyük bir manevi gerçek", bir "misyon", bir "amaç" olarak kabul etmek, ona iman etmek, varlığını varlığına armağan etmek ve gerekirse uğrunda ölmek bilinci demektir. Bir başka ifadeyle millet, halkın ortak iradesidir ki bu irade uygun kişiliğini "devlet" formunda gerçekleştirir. Yani o "devlet olarak millet" kavramını yüceltir. "Yeni din" ile kastedilen de işte tam olarak budur.
Lunaçarski'ye göre: "Dünyada Tanrı yoktur, ama olmalıdır. Sosyalizm uğrunda çabalama yolu... tanrı yapıcılık ile denilmek istenen şeydir" Yine ona göre, Marksizm dinin daha üst bir sentezidir, yeni bir dindir, hatta Yahudilikten çıkan beşinci büyük dindir.