Hüseyin Aycan

Kim daha fazla insan ise, daha fazla dertli olur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Doğada, dudaklarında tebessüm olan Monalisa gerçekten vardı! Ressam doğada varolan bir şeyi taklit etti. Şaşırtıcı olan şu ki, doğada eksik olan bir şeyin varlığı burada daha açık bir şekilde görülmektedir. Doğa bir kadının dudaklarındaki anlamlı ve sembolik, sevecen ve yumuşak bir hüzünle karışık gülümsemeyi gösterirken Vinci, bu gülümsemeyi bir parça tuvalin üzerine çizebilmiştir. Doğanın yoksun olduğu şey de zaten budur.
Sartre’in deyişiyle “Picasso, kibrit kutusunun durumunu bozmadan ondan bir yarasa yapmaya çalışıyordu”  Niçin? Çünkü doğa iki karşıtı bir araya getirmekten acizdir. İşte insan doğanın bu aczine tahammül etmek istemiyor. Özbilinci olmayan, duygusuz bir sabahın seyri, tüm evrenin kendisiyle birlikte düşünmesi gerektiğine ve varlığın duygulanması gerektiğine inanan şairin ruhunu tatmin etmeye yetmemektedir.
Madem ki bu dünyada insana hüzün veren sarı bir gökyüzü yoktur, o halde Tinteret bunu “Celcetta” adlı tablosunda yaratacaktır.
Sanatın aristokrat sınıfının kucağında büyümesi meselesine gelince, bunun sebebi bu dünyada “varolana" sahip olan zenginlerin, ondan aldıkları pay oranında varolanın eksikliğini daha fazla hissetmiş olmalarıdır. İşte sanat böyle bir duygunun ürünüdür. Ancak dünyada “varolan” şeylere sahip olmayan ve geçimliklerinin temini için durmadan çalışmak zorunda kalan kimseler dünyanın “fakir” (muhtaç) değil, zengin olduğuna inanırlar.