Hüseyin Aycan

Karadutum, çatal karam, çingenem Daha nem olacaktın bir tanem Gülen ayvam, ağlayan narımsın Kadınım, kısrağım, karımsın.
Sayfa 102 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Güvercin topuklu yârim keklik simalı Yüreğim sana çevrili Şu dağların arkasında Derya deniz ötesinde Çarşı pazar ortasında Uykunun bir köşesinde Yüreğim sana çevrili Güvercin topuklu yârim keklik simalı İçerisine güneş vurmuş Çıldırmış bir ayna gibi Ne yana dönsem nafile Yüreğim sana çevrili
Sayfa 99 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Seni düşündüm kadınım şükrederek Su gibi aziz olasın her daim Ekmek gibi mübarek
Sayfa 94 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Ben yalnız seni büyürken gördüm Mehmedim Aslını ararsan; Biz bu dünyada her şeyi olmuş bitmiş bulduk. Gökyüzü çoktan çatılmış Toprak yoğrulmuş sıcağı sıcağına Petekler dolmuş ağzına kadar Narlar yarılmış Aslını ararsan; Ne mevsimlerin birbirine değdiği yeri Ne bulutları ne karanfilleri Ne yıldızların niçin uçtuğunu Ne de insanların niçin göçtüğünü biliriz. Aslını sorarsan Biz bu dünyada her şeyi olmuş bitmiş bulduk Hayatı kırk yıllık bir dost gibi yanıbaşımızda Ölümü göz kapaklarımızın eşiğinde Ve adlarımız İbibik kuşu gibi başımızın üstüne konmuş!
Sayfa 43 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
II. Abdülhamid dönemi ile birlikte, "Anadolu'nun Türklerin vatanı olarak tasavvur edilmesi" fikri yaygınlaşmaya başlarken, Türk milliyetçiliğinin oluşum sürecinde de önemli bir viraj alınır. Bu dönemde bir yandan bugün anladığımız anlama yakın bir Türklük inşa edilmekte ve Türklük resmi ideolojinin bir yardımcı elemanı kılınmakta, diğer yandan yine muhalif çevrelerde (dinden arınmış) bir Türkçülük bilinci uyanmaktadır. II. Abdülhamid döneminde lslam'ın tarihi ders kitaplarında "Osmanlı Devleti'nin kökeni ve kendisine atfettiği kutsallık", lslam'ın taşıyıcısı olmasının yanı sıra, "Türklerin Nuh'un oğullarından olan Yafes'in soyundan" gelmesiyle de gerekçelendirilir. Üstelik "Bu soyun Avrupa soyunu da içerdiği ve buna bağlı olarak Selçuklu ve Osmanlıların da Türk soyundan geldikleri ve Avrupa ile 'akraba' oldukları vurgulanacaktır. "Böylece Türklük, "tarih-i mukaddesin" bir parçası kılınmak suretiyle mitsel bir kökene bağlanmakta, kutsallaştırılmakta, öte yandan da, medeniyet etrafında oluşmakta olan bir diğer kutsallığa akraba yapılmaktadır. Farklı bir açıdan Kemalist Tarih Tezi'nin de ileride yapacağı bundan başka bir şey değildir.