Lewis Namier'in de yazdığı gibi, "din, milliyetçilik için 16. yüzyılda kullanılan kelimedir". Yine milliyetçiliğin "en yaygın sivil din" olduğu savı, neredeyse genel kabulü yansıtır. Geleneksel dinle çatışsın veya çatışmasın, nihayetinde "modernliğin eğilimi, ulus-devleti tanrı gibi görmektir" Yine de bu anlayışı, sadece "devlet milliyetçiliğinin zirvesi olan faşizm, şimdiye kadar bilinen en üst düzeye taşımıştır"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...kutsallaşan bir medeniyet ve bilim algısının, üçüncü kutsallık kaynağı olan milliyetçilik ile buluşması hiç de zor olmayacaktır. Bu buluşmadan ırka dayalı ahtropoloji neşet edecek, medeniyetin kurucusu olarak Türkler veya brakisefal kafataslarının üstünlüğü bahisleri 1930'lar Türkiye'sini kaplayacak, Türk Tarih Tezi ve Güneş Dil Teorisi ile buluşan bu sözde bilimsel mitoloji, tıpkı Yahudiliğin Musevileri veya Şintoizmin Japonları kutsallaştırmasına benzer bir biçimde "Türk"ü kutsallaştıracaktır.