Hüseyin Aycan

Suphi (Tannöver), Dağyolu ll, s. 55. Ona göre irtica giden bir dindir, Bolşeviklik gelen bir din. O yüzden daha tehlikelidir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Füsun Üstel, bütün rejimler ve ideolojiler gibi Kemalizmin de zora ve ikna/rızaya dayanan ikili bir yapısı olduğunu, ama Kemalizm özelinde zora dayanan boyutun fazlasıyla öne çıkarılıp, diğerinin çokça ihmal edildiğini belirtirken haklıdır.
Falih Rıfkı Atay'a göre "Kemalizm, aslında büyük ve esaslı bir din reformudur."
Kesin olan bir şey varsa, Atatürk, farklı tesirlere açıktır ve keskin sınırlar dahilinde tanımlanamayacak kadar karmaşık bir liderdir. Yine de bir şey söylemek gerekirse, Mete Tunçay'ın bu konudaki görüşü makul bir orta yol sunar. Ona göre Atatürk ateizme de belirli bir süre eğilim duymakla birlikte, temelde bir deisttir. Sanının bu tablo, Mustafa Kemal'in net olmayan şahsi inancından ziyade, belki bir açıdan, dönemin benzer rejimleri ile birlikte düşünüldüğünde anlam kazanır.
Mustafa Kemal'in Tanrı inancı işte budur diyebileceğimiz bir şeyden ziyade, onun zihninde net olmayan ama belirli sınırlar içerisinde dönüp duran bir dizi fikrin eş zamanlı varlığından söz edilebilir diye düşünüyorum. Sherrill'e, kainatı yaratan ve ona hükmeden bir Tanrı'ya inandığını söyleyen Atatürk, öte yandan daha 1929 yılında "Tanrı sadece insan toplumunun zirvesidir" demecini verecektir Vossische Zeitung muhabirine.