Hüseyin Aycan

Alman ve İtalyan parti tüzüklerini araştıran Recep Peker, tıpkı Nazi Almanyası'ndaki gibi partiyi devletin üzerinde bir konuma getirecek bir öneri sunar, Atatürk ise tıpkı Mussolini ltalyası'ndaki gibi, partiyi değil devleti önceleyecek bir yapıdan yana ağırlığını koyar.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ali Fuat Cebesoy, 1925 yılında Türkiye'nin yönetiminin "İtalya'da tatbik edilen totaliter rejimin aynı olan bir idare" olduğunu düşünmektedir. Falih Rıfkı da faşist İtalya ile Türkiye arasında önemli benzerliklerin var olduğu iddiasındadır; ki zaten 1930'lar boyunca "Tek Parti elitinin faşizme olan özel alakası" iyiden iyiye açığa çıkar.
Faşist ltalya ve Türkiye arasındaki benzerlikler ltalyanlann da dikkatinden kaçmaz. Mesela Dr. Ettora Rossi, Kemalist rejimin, İtalyan faşizminin kopyası olduğunu söyler ve bu, özellikle Kadro çevresinde büyük tartışmaları netice verir. Yine Taksim' de Canonica'ya yaptırılan Cumhuriyet Anıtı, Mussolini'nin kurduğu Popolo d'Italia [İtalya Halkı] gazetesinde iki rejim arasındaki benzerliğin sanatsal ifadesi olarak yansıtılır.
Falih Rıfkı'nın aktardığına göre Atatürk "Mussolini'yi küçümserdi: 'O sadece iyi bir bayındırlık bakanıdır,' derdi." Yine Falih Rıfkı onun "ne Hitler'in, ne de Mussolini'nin lehine konuştuğunu" hatırlamaz ama Lenin'i sevmektedir. Lord Kinross da Atatürk'ün Hitler'i sevmediğini, Kavgam'ı okuduğunu ve dehşete kapıldığını yazar. Bununla birlikte Atatürk, Stalin'e hayrandır. Kinross'a göre Atatürk, "bütün diğer diktatörlerin şöhreti yok olduktan sonra bile" tarihin Stalin'i "20. yüzyılın en önemli uluslararası devlet adamı" olarak yazacağını söylemiştir.
Hiıler'in özel sohbetlerine yansıyan Atatürk hayranlığı, dönemin Hitler ile görüşen devlet görevlilerine de aksettirilir. Berlin ziyaretinde (1933) Siirt milletvekili Mahmut Soydan'a "Yaptığım işe başlarken ve yapılan işin başarılacağına inanırken, hep sizin Şefinizi kendime örnek aldım" der. Yine Falih Rıfkı Çankaya'da, Ali Fuat Cebesoy, Yunus Nadi, Necmettin Sadak gibi isimler ile birlikte iştirak ettiği Hitler'in 50. yaş günü kutlamalarında (1939), Hitler'in kendilerine söyledikleri şu sözü aktarır: Hitler, o delice gururlu Hitler demişti ki: "Mustafa Kemal, bir millet bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi, kendini kurtaracak vasıtaları yaratabileceğini isbat eden adamdır. Onun ilk talebesi Mussolini'dir, ikinci talebesi benim!"