Hüseyin Aycan

Mussolini, Roma Yürüyüşü'nden önce kendisini sıklıkla, "Milano'nun Ankaralı Mustafa Kemal'i" olarak da tanımlar.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hitler Temmuz 1933'te tüm siyasi partileri kapatır. Paul von Hindenburg'un ölümünü (1934) müteakip ise artık sadece hükumetin değil devletin ve ordunun da başı, yani Führer olmuştur. Ordu (ki artık fren-denge mekanizmasını sağlayabilecek tek güç odağı olarak yalnızdır) ile başka kurumların mensupları da Führer'e (devlet başkanına değil, onun şahsına) kişisel bağlılık yemini etmeye başlarlar.
Bu karizmatik kişi kültünün tanrısallaştırılmasından Stalin rahatsızlık duymakta mıdır? Pek duymasa gerek, çünkü Stalin, çoğu kez lncil'i hatırlatır tarzda, "havariler"ini betimlemiştir. Hatta bir seferinde, 1933 yılında, Mihail Şolohov'a, bu konuda başka şansı olmadığını çünkü "halkın bir tanrıya ihtiyaç duyduğunu" söyleyecektir.
Lenin kültü, tarihsel dinin imgelerinden ziyade yeni kutsallık kaynaklarıyla inşa edilir. Lenin'in etrafında, özellikle bayramlarda, "makineleri, elektriği, traktörleri, hızlı trenleri" ile bir "Prometevari adam kültü" oluşmaya başlar. Lenin'in 50. yaş günü kutlamalarında, yakın çalışma arkadaşlarının ona sundukları övgüler öyle bir noktaya ulaşır ki, Lenin kendini onlarla alay etmekten alamaz. Evet Lenin şahsen bir kişi kültüne açık biçimde karşı çıkmıştır fakat etrafında oluşmaya başlayan kutsallık halesini durdurmak Lenin'in de gücünü aşar.
Mussolini övgüsünde sınır yoktur; o milletin "peygamberi, kurtarıcısı, yaratıcısı, rehberi", "tüm zamanlann en büyük düşünürü ve eylem adamı", "filozof, yazar, sanatçı, dahi, peygamber, havari, yanılmaz öğretmen, Tanrı'nın temsilcisi" ve daha benzeri pek çok şeydir. Hatta tanrıdır. Asvero Gravelli "bugün Tanrı ve tarih Mussolini demektir" diye yazar.