Kerem

Kerem
@logosnous
Köşesinde oturan zavallı ahlakçının biri de diyor ki: "Hayır! insan başka türlü olmalıydı" ?.. Hatta biliyor da, nasıl olması gerektiğini, bu sefil yobaz, duvara çiziyor kendini ve "ecce homo!" diyor...
Öğrenci
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Trabzon-İstanbul
Trapezus
4 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı

Kerem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
Beğendi
·
2022 2. kitabı
Sigmund Freud
7.8/10 · 5,6bin okunma
Reklam
yaşamın karşıt-kavramı olarak "tanrı" kavramı uydurulmuştur – onda zararlı, zehirli, çamur atan her şey, yaşama karşı ölümcül düşmanlığın tamamı korkunç bir bütünlük içinde sokulmuştur! var olan b i r i c i k dünyayı değersizleştirmek için "öbür dünya" , "hakiki dünya" kavramı uydurulmuştur. – hiçbir hedefi, hiçbir aklı, hiçbir görevi bizim yeryüzü-gerçekliğimize bırakmamak için! bedeni hor görmek, onu hasta –"kutsal"– kılmak, beslenme, barınma, tinsel perhiz, hasta tedavisi, temizlik, hava koşulları gibi yaşamda ciddiyeti hak eden tüm şeylere ürpertici bir ciddiyetsizlikle yaklaşmak için "ruh" , "tin" , hatta son olarak "ölümsüz ruh" kavramları uydurulmuştur! sağlık yerine "ruhun selameti" yani tövbe sancısı ile selamet histerisi arasında bir folie circulaire. "günah kavramı uydurulmuştur, ilgili işkence araçlarıyla birlikte içgüdüleri şaşırtmak, içgüdülere karşı güvensizliği ikinci bir doğa haline getirmek için "özgür istenç" kavramı uydurulmuştur. "bencil olmayan" "kendini yadsıyan" kavramında asıl dekadans alameti, zararlı olanın ç e k i m i n e - k a p ı l m ı ş -olmak, kendi-yararını-artık-b u l a m a m a k, kendini-yıkmak asıl değer simgesi, "ödev" , "kutsallık" , insandaki "tanrısallık" yapılmıştır! sonunda -en korkuncu- i y i insan kavramında her türlü zayıftan, hastadan, nasipsizden, kendi-kendinden-acı-çekenden, y o k - o l m a s ı - g e r e k e n herkesten yana taraf tutulmuştur–, s e ç i l i m yasası çiğnenmiş, gururlu ve gelişkin, evet diyen, geleceğin bilincinde olan, geleceğin güvencesi olan insana karşı koymak ideal haline getirilmiştir – k ö t ü denmiştir bundan böyle bu insana... ve tüm bunların a h l a k o l d u ğ u n a inanılmıştır! –ecrasez l'infâme!––
Sayfa 119·Kitabı okudu
zerdüşt gibi bir iyilik sarfının, n a s ı l b i r d i n l e n m e y i gerekli kıldığını kim anladı ilk önce?.. teolojik açıdan söylersek -açın kulaklarınızı, çünkü nadiren konuşurum teolog sıfatıyla- tanrının kendisiydi çalıştığı günlük işinin sonunda bilgi ağacının altına uzanan: böyle dinleniyordu tanrı olmaktan... her şeyi çok güzel yapmıştı... şeytan tanrının aylaklığıdır sadece, her yedinci günde...
Sayfa 96·Kitabı okudu
başka bir yerde ona göre olabildiğince kesinlikle belirliyor neyin ancak "insan" olabileceğini, -sevgi ya da merhamet nesnesi değil- zerdüşt insandaki b ü y ü k t i k s i n t i y l e de başa çıkmıştır: insan bir biçimsizliktir, bir malzemedir, yontucuyu gerektiren çirkin bir taştır.
Sayfa 92·Kitabı okudu
vay, tüm armağan verenlerin mutsuzluğu! vay, güneşimin tutulması! vay, özlem duymaya duyulan arzu! vay, tokluktaki müthiş açlık! benden alıyorlar: ama dokunabiliyor muyum ruhlarına? bir uçurum var vermekle almak arasında; ve en küçük uçurumun en son aşılması gerekir.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Reklam