yaşamın karşıt-kavramı olarak "tanrı" kavramı uydurulmuştur – onda zararlı, zehirli, çamur atan her şey, yaşama karşı ölümcül düşmanlığın tamamı korkunç bir bütünlük içinde sokulmuştur! var olan b i r i c i k dünyayı değersizleştirmek için "öbür dünya" , "hakiki dünya" kavramı uydurulmuştur. – hiçbir hedefi, hiçbir aklı, hiçbir görevi bizim yeryüzü-gerçekliğimize bırakmamak için! bedeni hor görmek, onu hasta –"kutsal"– kılmak, beslenme, barınma, tinsel perhiz, hasta tedavisi, temizlik, hava koşulları gibi yaşamda ciddiyeti hak eden tüm şeylere ürpertici bir ciddiyetsizlikle yaklaşmak için "ruh" , "tin" , hatta son olarak "ölümsüz ruh" kavramları uydurulmuştur! sağlık yerine "ruhun selameti" yani tövbe sancısı ile selamet histerisi arasında bir folie circulaire. "günah kavramı uydurulmuştur, ilgili işkence araçlarıyla birlikte içgüdüleri şaşırtmak, içgüdülere karşı güvensizliği ikinci bir doğa haline getirmek için "özgür istenç" kavramı uydurulmuştur. "bencil olmayan" "kendini yadsıyan" kavramında asıl dekadans alameti, zararlı olanın ç e k i m i n e - k a p ı l m ı ş -olmak, kendi-yararını-artık-b u l a m a m a k, kendini-yıkmak asıl değer simgesi, "ödev" , "kutsallık" , insandaki "tanrısallık" yapılmıştır! sonunda -en korkuncu- i y i insan kavramında her türlü zayıftan, hastadan, nasipsizden, kendi-kendinden-acı-çekenden, y o k - o l m a s ı - g e r e k e n herkesten yana taraf tutulmuştur–, s e ç i l i m yasası çiğnenmiş, gururlu ve gelişkin, evet diyen, geleceğin bilincinde olan, geleceğin güvencesi olan insana karşı koymak ideal haline getirilmiştir – k ö t ü denmiştir bundan böyle bu insana... ve tüm bunların a h l a k o l d u ğ u n a inanılmıştır! –ecrasez l'infâme!––