"Burada güzel olma yan şey işte şu: Buradan pası, çatlak boyaları filan göremiyorsun ama bu yerin gerçekte ne olduğunu anlıyorsun. Hepsinin nasıl da sahte olduğunu görüyorsun. Plastikten yapılmış kadar bile sağlam değil. Kâğıttan bir kent. Yani şuna bir bak, Q. bütün şu çıkmaz sokaklara, aynı yere dönen caddelere, parçalanması için inşa edil miş bütün şu evlere bak. Kâğıttan evlerinde yaşayan bütün şu kağıttan insanlar, kendilerini ısıtmak için geleceği yakıyorlar. Bütün kâğıttan çocuklar, bir serserinin kâğıttan büfeden onlar için aldığı birayı içiyor. Herkes bir şeylere sahip olma çılgınlığıyla kendini kaybetmiş. Bütün bu şeyler kâğıt inceliğinde ve kâğıt kırılganlı ğında. Ve bütün insanlar da. On sekiz yıldır burada yaşıyorum ve hayatımda bir kez olsun gerçekten önemli bir şeyle ilgilenen tek bir insanla karşılaşmadım."