Bedenin, başkalarının gözünden benlik üzerindeki tahakkümü olarak özetleyebilirim konusunu. Kitap, başkalarının bedene bakıp bir kimlik yaratmasını ama ne yaratılan kimliklerin birbirine ne de bedenin öz kimliğine benzememesini konu alır. Yani bedenimize tıpatıp benzeyen ama biz olmayanlarla dolu çevremiz. Ve her yaratılan kimliğe ayak uydurmaya çalıştıkça öz kimliğimiz nasır tutar. Kitaba göre ise bizi parçalar, yabancılaştırır ve iletişimi aşındırır. Başkasının gözlerindeki beden imajımız bir yandan bizi var ederken bir yanda da bizi parçalar, nesneler haline getirir. Öz kimliğimizi muğlaklaştırır ve onunla bağ kurmayı zorlaştırır. Başkasının gözlerindeki bu beden imajları hem bir tür sosyal miras hem de bir yüktür.
Yazar 'ben ve başkasının gözünden ben' çelişkisini varoluşsal bir yerden ele alıyor. Ben de bunlara ek olarak tüketim, sosyal statü ve güzellik endüstrisinin bugün üstümüze bindirdiği kimikleri de ekleyebilirim.