sb

sb
@lophiiformesi
"Bu viran ülke ve yoksul insan kitlesi için ne yaptın? Yıllarca, yüzyıllarca onun kanını emdikten ve onu bir posa halinde katı toprak üstüne attıktan sonra, şimdi de gelip ondan tiksinmek hakkını kendinde buluyorsun." "O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabani ot gibi bitti. Şimdi, elinde orak, buraya hasada gelmişsin. Ne ektin ki, ne biçeceksin? Bu ısırganları, bu kuru dikenleri mi?"
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
​"Görmek, fotonların beyindeki görme korteksi tarafından doğrudan yorumlanabilmesi demek değildir; bu deneyime bütün vücut dâhil olur. Beyne gelen sinyaller, ancak alıştırmalar yoluyla anlam kazanır; bunun için de sinyallerin, hareketlerimiz ve onların duyusal sonuçlarıyla ilgili bilgilerle eşleştirilmeleri gerekir. Beynin, görsel verilerin gerçek anlamlarına ilişkin doğru yorumlar yapabilmesinin tek yolu budur." ​Yani gözümüz var diye görmüyoruz, beynimiz o verileri işlediği için görüyoruz. Bu, diğer duyularımız için de geçerli. E her duyuyu da her beyin farklı şekilde işlediği için her beyin farklı bir dünya olmuyor mu? ​"Sahip olduğumuz trilyonlarca bağlantı hiç durmaksızın tekrar tekrar oluştukça, ortaya çıkan ayırıcı örüntüler, sizin gibi birinin daha önce varolmadığı ve bundan sonra da varolmayacağı anlamına gelir. Tam şu anda deneyimlediğiniz bilinçli farkındalık, yalnızca ve yalnızca size özgüdür." ​Peki biz bu verileri işlemeyi nasıl öğreniyoruz? İçinde bulunduğumuz toplum mu öğretiyor? Neden aynı filmi izlediğimizde farklı anlamlara yoruyoruz? Ya da aynı olayı çok farklı hatırlıyoruz? ​"Yukarıda, duyularda eşzamanlılık konusunu ele alırken gördüğümüz gibi, aslında hiçbir zaman 'an' içinde yaşayamayız. Bazı felsefeciler de, bilinçli farkındalığın hızlı işleyen bir bellek sorgulama süreci olduğunu ileri sürerler. Buna göre beynimiz sürekli olarak 'Az önce ne oldu?' sorusunu sormaktadır ve bilinçli deneyim dediğimiz şey de aslında anlık bellekten ibarettir." ​Yani anlık fotoğraflar çekiyoruz ve rastgele çekilmiş o fotoğrafları art arda oynatıp bir filmmiş gibi varsayıyoruz. Üstelik filmi izlerken sonrasını da kurguluyoruz/uyduruyoruz. Yani gelecek uyduruyoruz. ​E o zaman insanın aklına, bütün bunlar birtakım nöronların birbiriyle etkileşimi ise ben bundan ne
1000Kitap
"Toplumu tedavi etmeye kalktığınızda, pekala kendinizi adam öldürürken ve canlı kalanları da yoğun bakım ünitelerine sokarken bulabilirsiniz. Böyle çirkin iş­lerden sakınsanız bile, özgürlükten çok bağımlılık yaratırsınız ve hedefinize -yani insanlara, ilerlemeleri için kaynak sağlama hedefine- ulaştığınızda da bir bakarsınız ki, ilerlemek zaten tam da bu oyunun yasakladığı bir hamleymiş. "
Sayfa 344
Alıntı
"Çabamız, bazı toplumlarınn, çevre­lerine uyum sağlamak için, her insanda bulunan insana özgü yetenek­lerini kullanarak nasıl devlet kurdukları ve matematiksel bilimlere ulaştıklarını göstermek olmuştur. " "Yetenekler, top­lumsal geleneklerle koşullandırılır. Oysa gelenek, insan toplumlarınca yaratıldığından ve insanca ve ussal yollardan aktarıldığından, durağan ve değişmez değildir; toplum, yeni koşullara ayak uydurduğu sürece, sürekli olarak değişir. Gelenek, belirli sınırlar içinde insanı, davranış­larını yönelterek, biçimlendirir; ama aynı güçte bir başka gerçek de, gelenekleri insanların yaptığıdır."
"Ne olduğumuz, hangi yollardan geçtiğimize bağlıdır." "Bunlar seçim değil, elimize gelen kartlardır." "Eğer beyinlerimiz, anlaşılabilecek kadar basit olsaydı, bizler onu anlayacak kadar akıllı olamazdık.”
Alıntı