Okurken niye okuyorum dediğim bir kitap oldu. Bırakmak istedim ama olsun bitireyim dedim ve bitirdim . Öyle çok beğendiğimi söyleyemem. Yalnız beğendiğim bir yönü vardı ki o da Scot ve Jim'in yaşantısı, hayalleri, oyunlarıydı. Onları izlerken biraz çocukluk yollarıma gittim.
Puanım, 10/4
"Çiçeğin güzelliğini ancak onu kopardıktan sonra fark eden adama benzemenize gerek yok." cümlesi yankılanır zihnimde . Zira hepimizin gördüğü çiçekler var, rengarenk ve birbirinden güzel kokulu ve hepimizin bir çiçeği var bize ait. Yalnız çoğumuz o çiçeğin kıymetini ya hiç bilmiyor, ya çiçek solduktan sonra fark ediyor ama iş işten geçmiş ya da koparıyor üstüne basıyor hiçbir zaman farkına varmıyor..
İşte, Su Üstüne Yazı Yazmak Kitabı bana o sahip olduğum çiçeğin güzelliğini hissettirdi. Kokusunu hissettirdi. Rabbimizin bize verdiği sınırsız çiçekler peki ?
Hangi birinin kıymetini biliyoruz!
Bu kitap işte bu soruyu sorduruyor bize. O halde hadi kendi içimizdeki bahçeyi sulamanın vakti..
Aslında, insanın bütün hayatı namaz gibi olmalıydı. İnsan sadece başıyla değil, bütün benliğiyle secdeye vardığında, hayatının en büyük makamına varmış oluyordu.